Page 100 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 100
Kaygusuz
Abdal
Mustafa
KOÇ
Alaiye Sancakbeyi’nin oğlu Alaaddin Gaybi Bey dağda gezinirken, gördüğü bir ge-
yiğe ok atar. Ok, geyiğin sol omzuna saplanır. Fırlayıp kaçan geyiğin peşini
bırakmayan Gaybi Bey, at sürer, dağ bayır demez geyiği takip eder. Geyik,
Abdal Musa dergâhına girer. Gaybi Bey dervişlere, “Buraya yaralı bir geyik
geldi, o geyik benim avımdır” der, geyiğini ister.
D ervişler yaralı geyiği görmemiş- lük çekmez. Kendisine geyik şeklinde görün-
müş olan Abdal Musa’nın eteğini öpüp ayağına
lerdir, şaşırırlar. Israrını sürdü-
ren Gaybi Bey’i şeyhleri Abdal
baş koyar. O günden sonra tekkeden ayrılma-
Musa’ya götürürler. Aynı şeyleri
tekrarlayan Gaybi Bey’e Abdal yan Gaybi Bey, Abdal Musa’ya yıllarca hizmet
edip ondan feyz alır, derviş olur.
Musa sorar:
“Attığın oku görsen bilir misin?” “Adın Kaygusuz Olsun
“Evet”. Derviş olan Gaybi Bey’e “Şimdi” der Abdal
Gaybi Bey, “O halde imdi gör okunu” diyerek Musa, “bütün kaygılarından kurtuldun, o ne-
sol kolunu kaldıran Abdal Musa’nın koluna denle adın Kaygusuz olsun.”Gaybi Bey o gün-
saplanmış olarak duran okunu tanımakta güç- den sonra Kaygusuz olarak anılagelir.
100 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
