Page 102 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 102

Geldi Cebrail Adem’e söyledi / Hak buyurdıgın
              ayan eyledi                                                Kaygusuz Abdal’dan
              Nice ki söyledi hergiz gitmedi / Cebrail’in se-
              sini işitmedi                                              Ben bu derde düşeli bu sakalı kırkarım
              Türki dilince Cebrail ‘hey, dur’ didi / ‘Duru gel          Dost ile bilişeli bu sakalı kırkarım
              uçmak’ın terkin ur’ didi.” (Gülistan)
              Kaygusuz’un  şathiyyelerinden  yola  çıkılarak             Ben kırkarım o biter çimende bülbül öter
              onun ilk “gerçeküstücü”lerden olduğunu söy-                Usta berber der yeter bu sakalı kırkarım
              leyenler  olmuştur.  Onun  yaradılış  konularını
              işleyen devriyelerinden yola çıkarak onun ilk
              “varoluşçu”lardan olduğu sonucuna da bu akıl               Aşka olup mülâzim bilindi cümle râzım
              yürütmeyle varabiliriz.                                    Gayrı sakal ne lâzım bu sakalı kırkarım


              Esrarlı sözlerin sırrı                                     Ben çalarım tanbura giyinirim tennûre
              En  uç  örneklerini  Kaygusuz’da  gördüğümüz
              şathiyyeler,  imalı  sözlerle  varlık  sorunları-          Hak çerağın uyara bu sakalı kırkarım
              nın vurgulandığı tersinden okunması gereken
              cümlelerle  kurulmuş  olan  şiirler  mi  demek-            Var mı bunda bir hatam gayrı gönülden atam
              ti, yoksa dönemin tasavvuf ehilleri, dönemin               Çok mu gelir bir tutam bu sakalı kırkarım
              şairlerinden farklı olarak şarap değil de esrar
              içerek mi nefis terbiyesini sınavdan geçiriyor             Ben gezerim yazıda kuvvetim var bazuda
              ve bu terbiyeyi tersinden okunan cümlelerle
              ifade ediyorlardı?                                         Ne işim var kazıda bu sakalı kırkarım
              “Beng  ile  seyretmeğe  ah  bize  bir  bağ  olsa  /
              Issı soğuk olmasa havası hup sağ olsa” diyen,              Kaba sakal istemem hep kesilse gam yemem
              “Hayranlık esin ve cana bengilik de gereğ olur”            Hiç kısa uzun demem bu sakalı kırkarım
              diyen,  “Gel  iy  miskin  Kaygusuz  esrardan  al
              öğüdü / Bu aşıklar otudur yemek vermez her
              tada”  diyen  Kaygusuz’un  şathiyyelerde  kur-             Sakalımla kaşımı bıyığımla başımı
              duğu  cümleler  tersinden  okunması  gereken               Hak onara işimi bu sakalı kırkarım
              cümleler  miydi,  yoksa  Kaygusuz  da  modern
              takipçileri Baudelaire, Rimbaud, Nerval, “Beat             Kaygusuz Abdal menem fartı furtu bilmenem
              Generation” temsilcileri Ginsberg, Ferlengetti             Bir tüyünü koymanam bu sakalı kırkarım
              benzeri şairler gibi esrar içerek mi bu cümle-
              leri kuruyordu?
              Bektaşilerin esrara “kaygusuz” adını vermele-              Mülâzım:  Birine  bir  şeye  düşmek,  işe  koyul-
              rinin hikâyesi bunu kanıtlar mıydı?                        mak.  Tennûre:  Dervişlerin  giydikleri  yakasız,
              Sorunun cevabını “evet” olarak veren edebiyat-             kolsuz, etekleri belden itibaren genişleyen giy-
              çılar ve tarihçiler olsa da şathiyyeler tasavvuf fel-      si. Yazı: Ova. Bazû: Pazı, kol. Kazıda: Kadıda.
              sefesine uygun olarak anlamının çoğu kez tersini
              söyleyen ya da sözü imalı söyleyerek kaba sofu-
              ları eleştiren, zahitlerle dalga geçen şiirlerdir.                                       antsanat





        102   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
   97   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107