Page 38 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 38

YUNUS YAŞAR


                                             (YAZAR)










              2000’li yılların başında “Antalya Şiir Terasla-         Kültür ve sanat çok altlardadır. Çünkü kültür
              rı”nı yazmaya başlarken, “Kentler; yolları, so-         ve sanat insanla başlar. İnsanların ürettikleri
              kakları, caddeleri ve meydanları ile mi anılırlar,      güzel  şeyler  sanattır.  Sanat;  edebiyattır,  çiz-

              yoksa yetiştirdiği düşünür, bilim insanı ve sa-         gidir, resimdir, yontudur, müziktir, tiyatrodur,
              natçılarıyla mı” diye sormuştum. Binaları, beş          sinemadır, el sanatlarıdır. Sanat inceliktir, gü-
              yıldızlı otelleri, mesire yerleri, doğası, denizi,      zelliktir. Yerel yönetimler herkesin sanata ve
              güneşi ve tarihi dokusu içinde insan sıcaklığı          kültüre  erişimini  sağlamakla  yükümlüdürler.

              yoksa ne işe yarar diye düşünmüştüm.                    “Kent kültürü ve kent kimliği” bünyesinde ya-
                                                                      şayan insanların ortak bir paydada buluştuğu
              Şehirler;  tarih  boyunca,  antik  dönemden  bu         bir çatıdır. Bu da insan marifetiyle oluşur. Bir
              güne sadece hayata bakabilecekleri bir yer ol-          başka  deyişle  kent  kültürü  gelenek  ve  göre-

              mak değil, aksine düşünsel kültürel ve sanatsal         nekleri, farklı değişik kültürlerden gelen kişile-
              bir ortam olarak da görünebilmesiyle varlıkla-          rin bireysel hak ve sorumluluklarının bilincine
              rını  sürdürürler.  “Vatikan  şehri  bir  din  kenti    vararak, özgün ve nezaket kuralları çerçeve-
              iken, New York Özgürlük Heykeli ve gökdelen-            sinde bir arada yaşama kültürüdür.  Kent kül-

              leriyle  özdeşleşir.  Paris  denince  kültür  şehri     türünü  en  çok  etkileyen  faktörlerin  başında
              ve Eyfel Kulesi, İstanbul denince Ayasofya ve           kültürel ve sanatsal faaliyetler gelir.
              Sultanahmet Camii akla gelir.” Antalya denince
              ise doğa, güneş, deniz ve antik kalıtlar.               Kısacası; çok kültürlülüğün yaşandığı, dünya-

                                                                      nın her köşesinden gelen insanların buluştu-
              Meydanlar  şehirlerin  kalbidir  ve  sokaklara          ğu, uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapan
              açılırlar. İnsanların görmeye ihtiyaçları vardır.       Antalya, bu alışverişini sürdürdüğü, kültür ve
              Meydanlar insanların doğal buluşma alanları-            sanatı şehrin bütün dokularına yaydığı sürece

              dır. Canlıdırlar. Meydanlar şehirlerin kalbidir.        bir “kültür ve sanat şehri” kimliğini kazanacak
              Kalbin  atar  damarları  ise  kültür  ve  sanattır.     ve tarihte de böyle anılacaktır.
              Gerek devlet, gerekse yerel yönetimler  “şehir
              hizmeti” denince; alt yapı hizmetleri, yol, köp-

              rü, kaldırım ve temizlik işleri olarak görürler.






         38   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43