Page 49 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 49

malarındaki ya da Mısır resimlerindeki pira-            rak) özlemini ünlü resmi ‘İkarus’un Düşüşüne
                    mitlere ve saraylara taş taşıyanları dışarda            Eşlik Eden Manzara” tablosuyla gösteriyordu
                    bırakırsak; alt sınıfların, yoksulların resmin          bize.  Yine  tarlayı  süren  bir  çiftçi  ve  nasibini
                    (ve de sanatın)  konusu olmayan başlaması               arayan bir balıkçının eşliğinde…
                    aslında  çok  ama  çok  yeni  bir  tarihe  sahip.       16.  yüzyılda  yapılan  Brueghel’in  ünlü  “İka-
                    Milat  aslında  Caravaggio’dur.  Yoksulluğun            rus’un Düşüşüne Eşlik Eden Manzara” resmi
                    kara prensi, karanlığın ustası ressamı. Aziz-           geniş kadrajıyla yükselen ve olgunlaşan akılcı
                    lerin yüzünü bile sokaktaki dilenciden seçen,           bir sınıfın özgüvenini yansıtıyordu. Tuhaf bir
                    İsa’yı bile ayaktakımının takıldığı meyhane-            isimdir. Belki de manzara ismi ilk bu tabloda
                    lerin  zulalarına  davet  eden;  ya  da  Şüpheci        geçer  bilemiyorum.  Ufuk  sonsuzluğa  uzanır,
                    Thomas’ın parmağının gösterdiği İsa’nın ya-             korkulmaz artık okyanustan. Güzel kentler göz
                    rasını, azizin giysisindeki yırtıkla eşleştiren         kırpar  izleyene…  Her  şey  sakindir  tarihin  ilk
                    büyük Caravaggio.                                       burjuva devleti Hollanda’da… Bir ticaret gemisi
                    Bir  başka  yenilikçi  usta  Pieter  Brueghel,  16.     durur bütün heybeti ve özgüveniyle oracıkta.
                    yüzyılda kalabalık köylü kompozisyonları yap-           Bir köylü tarlasını sürmektedir, bir balıkçı sa-
                    maya başladığında başka bir püriten göze hitap          kince oltayı sallandırmış nevalesini beklemek-
                    ediyordu.  Ablak  suratlı  köylüler,  düğünlerini       tedir  protestan  bir  şükür  duasıyla…  Ama  bir
                    bile yumuşak bir hantallıkla ifade ediyorlardı.         ayak görürüz birden balıkçının ve geminin yanı
                    Bu gerçekten devrimci bir andı. Dünyanın en             başında. Kimdir bu? Balığın peşinden dalan bir
                    eski ve ezilen ve de “kurnaz” sınıfı olan köy-          yüzücü mü yoksa… Denize düşmüş, uzak ok-
                    lülük tabloları baştanbaşa kat ediyordu artık.          yanusların iyoduyla derisi kararmış acemi bir
                    Çocuk oyunları, avdan dönüşler, karın beyazlı-          tayfa mı yoksa?”[2] Bu dünyada koca İkarus
                    ğı, kör dilenciler uzaktaki köyü yakın ediyordu.        yani mitoloji küçük bir ayrıntıdır artık. Bu re-
                    Brueghel’in sağlıklı ve kırmızı yüzlü köylüleri         sim aynı zamanda ilk kavramsal yapıt bile sa-
                    trajikliğe  uzak  bir  folklorik  lezzet  taşıyordu.    yılır. Eğer tablonun adını bilmeseydik, hikâye
                    Bu bir tarafıyla dünyanın en olgun, zengin be-          ve ironiyi çözemezdik.
                    ledi kentlerine sahip, tüccar gemileriyle dünya         17.  yüzyıl  Flaman-Hollanda  resminin  başka  bir
                    denizlerinde fink atan ve portresini talep eden         usta  ressamına  geldiğimizde  işler  değişecek-
                    Hollanda-Flandre  burjuvazisinin  “pastoral”            tir elbette. Yoksulluk imgeleri düşünüldüğünde
                    gözüne de hitap ediyordu bu resimler.  Aynı             Hals, başka bir kırılmayı gösterir. Portre ve yok-
                    Brueghel,  akılcı burjuvanın mitten sıyrılması-         sulluk imgesinde Hals, çok kritik bir yerde durur.
                    nı ve bir manzara (ve de toprak) özlemini ünlü          Alkolikler, düşkünler evinden insanlar, meyha-
                    resmi ‘İkarus’un Düşüşüne Eşlik Eden Manza-             ne çalgıcıları, dilenciler ilk defa aristokratların,
                    ra” tablosuyla gösteriyordu bize. Yine tarlayı          kralların,  papaların  ve  de  kibirli  burjuvaların
                    süren bir çiftçi ve nasibini arayan bir balıkçı-        özgüvenlerini  kutsadığı  tuvalde  yer  bulurlar
                    nın eşliğinde…                                          kendine.  Hals,  portreciliği  değiştirmiştir.  Fo-
                    Bu bir tarafıyla dünyanın en olgun zengin be-           toğraftan çok önce ara durumları, esnemeleri,
                    ledi  kentlere  sahip,  dünya  denizlerinde  fink       kahkahaları, sırıtışları ya da çakırkeyif bakışları
                    atan ve portresini talep eden Hollanda burju-           resmeder. Yüzlerce yıl sikkelerden yağlı boya-
                    vazisinin “pastoral” gözüne de hitap ediyordu           lara uzanan ciddi, gururlu ve küçümseyen ba-
                    bu resimler.  Aynı Brueghel, akılcı burjuvanın          kışlar silinip gitmiştir yoksulların yüzlerinde.
                    mitten sıyrılmasını ve bir manzara (ve de top-          Arkası elbette gelecektir! Ya da 17. yüzyılın İs-






                                                                                           Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  49
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54