Page 62 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 62

Deniz Sevdalısı Poseidonlar:
                                                           Şairler, Ressamlar,


                        Barış
                        ERDOĞAN
                                                                                            Yazarlar




























                                               İçinde deniz adamı gezdirir ama / dışında kötü bir kara adamı var.



              Kabuğumu kırdığımda, “Sen kimsin?” diye-                apışıp kalması için birden çok boşluk bırakır.
              ne, “Ben Butimar’ım!” demiştim.                         Okurken Horozdan Korkan Oğlan’a dönersiniz:
              Eylül ortası… Bütün gözler Bebek Çay Bahçe-             “Belki  gözlerinin  kıymığı  şu  denizler!”  Hiçbiri
              si’nde bir arkadaşıyla beş çayını yudumlayan            bir mevsimin denizi değildir artık. Dedim hal-
              Cenap  Şahabettin’in  üstündeydi.  Denize  bir          kın adamı, Yayladağlı Ali Yüce, sevdasını eğip
              kulaç  uzaklıktaydı.  Onu  ilk  kez  halkın  içinde     bükmeden dillendirir, ama nerde, daha beter bir
              görenler şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Yan         Eloğlu’dur o da: “Sesin sesime değince/ içimde-
              masada oturan genç bir edebiyatçı, Cenap Şa-            ki süt denizleri/ Köpürmeye başladı gene.”
              habettin’in mırıldandığı –ki Fikret’e aittir- iki       Bu denizin imparatorluk döneminde de fırtınalı
              dizeye  kulak  kesildi:  “Bir  çocuk  rûhu  kadar       bir hali vardı. Denizi Haliç’in kıyısında bir köşkten
              şimdi münevver, lekesiz,/ Uyuyor mâî deniz.”            seyredenler (Baki ve çevresi) kendilerinden geç-
              Cenap  o  güzelim  denizi  bırakıp  gitti,  yerine      mişlerdir.  Denizin  sonbahara  veda  etmek  üze-
              günler sonra “Her gün bu kadar güzel mi bu              reyken insanı uyuşturan sakinliği sadece şairleri
              deniz”  diyen  Orhan  Veli  gelmesi  gerekirken         mi etkiler, ressamları da hayal âlemine sürük-
              Attilâ İlhan geldi. Ancak Attilâ İlhan’ın seyrel-       ler. Ve en çok da âşıkları. Bursa - Mudanya ta-
              lediği  (Haşim  çok  severdi  bu  sözcüğü)  deniz       raflarında nefes alırken, “Kara zülfünün ağına
              dil burgacındaki istiareler deniziydi: “anamdan         tutuldum mevc-i aşkından/ Ne müşkil hâl olur
              yolcu doğmuşum/ nehirlerle birlikte denizlere           düşmek denizden kâfiristâna” beytiyle kendin-
              kavuştum.” Bir deniz delisi Metin Eloğlu, de-           den geçen Divan şairi Ahmet Paşa, sevgilisinin
              nizler üstüne fal açar, enginlerine mint yeşili         kara saçlarına tutulmuş âşığı sanki denizden
              vurur  ve  sözcüklerinin  arasında  okurlarının         çıkıp  kâfir  ülkesine  düşmüş  olarak  dile  geti-




         62   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67