Page 73 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 73
Mavi Ladin
Bir rüzgarla savruldu güller diktiğim el bahçesi
Öz bahçem çorak kaldı
Uçsuz bucaksız bir kök
Ve kuşsuz baharsız bir gövde yığını şimdi
Kaç mevsimde kurur kökleri bu onulmaz ağacın
Belki bir
gün
Gözlerim gözlerinden bir yokuş çıkıyor
Aklar düşüyor saçıma
Sığdığım aynı yarasın, sığındığım aynı kapı
Çeksin hastalıklı başlarını apartmanlar geri
Yücelerde ararım ben senin rengini
Kaç sokak sonra kurtulur çerçevelerinden mavi
Belki bir
gün
Neden/sizce çıktım bir ıstıraplı yola, muğlak
Görmekten bitkinim, dinlemeye aç
Bazı karşı kıyısın, bazı başka kıta;
Uzaksın, uzaktasın ruhumda sökükler diken sesinle
Bilemedim, kaç asrın mesafesidir bu varılmadık
Belki bir
gün
Onlarca kefeli terazi ellerimde
Kalbim hepsinden de yüksekte
Bilmediğim dilde örülen gürültülü dünya
Anlatamıyorum sana düşkünlüğümü de
Kaç senede bitişiverir sende seslerim
Belki bir
gün
Hayallerim kamburdur genç sırtıma
Ağırlaştırır göz kapaklarımı da
Çocukların omuz omuza akşama direndiği havada
Bir gümüş ejderha avuçlarında
Çöktüm nefesi kül kokan toprağa
Bilsem, kaç ömürde yeşerir tekrar buralar
Belki bir
gün
“Biz göremeyiz yeniden orman olduğunu buraların”
Mehmet Güler
Sulu Boya: Emre Özkan
Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 73
