Page 74 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 74

Alacakaranlık Sınırı







                         İnsanın kendi dışındaki nesnellikle olan özdeşlik duygusunun kırıldığı yerde başlayan
                           zihinsel ve duygusal telafi arayışının sonuçlarındandır sanat, dolayısıyla şiir. Bunu
                          hem insanlığın genel hem de bireyin özel tarihi üzerinden gözlemleyebiliriz. İnsan ya
                        da birey, içine doğduğu dünya ile özdeşliğini yitirip, eski cennetin(in) dışına
               doğru yarı istemli yarı istemsiz hamle ederken, ne zaman birinden ötekine dönüşe-
                    ceği belli olmayan özgürlük ve gurbet duygusunu birlikte tatmaya başlar.








                                                                        Ferruh
                                                                        TUNÇ



               B            üyümekte,  erginleşmekte  olan            gürleşme ya da alacakaranlık, onda derin bir
                                                                      yurtsama  ve  geri  dönme  özlemi  oluşmasına
                                                    görebilme-
                                      gerçekleri
                            insan,
                                                                      neden olmaktadır. Gurbetinde yüz yüze kaldı-
                            nin  bağışladığı  özgürlüğünün
                            ve  öz-kahramanlığının  keşfi  ile
                                                                      den daha güzel bir cennet olmadığı apaçıktır.
                            bunun  bedeli  olan  korunup  kol-        ğı gerçeklerin, bir cehennem değilse, eskisin-
              lanmadan yoksunluğunun ve gurbete sürgün-               Geldiği yerdeki kimi şiirsel eylemler, ahlaki ve
              lüğünün  öksüzlüğünü  bundan  böyle  hep  bir           estetik  doğrulama  anları;  hoşnutluk,  haz  ve
              arada  duyacaktır.  Bireylik  dediğimiz  şey,  bu       esriklik  kalıpları  cennetin  burada  da  olabile-
              yolda  bu  duyguları  nasıl  beslediğimiz  ya  da       ceğini  kanıtlamaktan  çok  geride  bırakılanları
              onlarla,  -kendi  cennetimizden  çıkışla-  nasıl        anımsatan şeylerdir. Bu yeni dünyadaki çıplak
              baş ettiğimizle ilgilidir. Kimimizde özgürlüğün         acılar  ve  çirkinlikler  doğurdukları  tepki  duy-
              ve öz kahramanlığın derinleşmesi baskınken,             gusuyla, bu türden yarım ya da eksik iyilik ve
              kimimizde  gurbet  ve  öksüzlük  daha  baskın           güzellikler  de  neden  oldukları  anımsatışlarla
              olacak,  nereye  yatkınsak  ötekinden  yoksun-          keşke bu yolculuğu yaşamamış olsaydım duy-
              luğun  telafisine  yönelik  karşı-dışa  vurum  ve       gusunu güçlendirir onda. Bu kitaptan başlaya-
              bastırmalar  bireyliğimize  ve  ruh  dünyamıza          rak, bu ‘sınırda oluş’ duygusunu onun şiirinde
              biçim verecektir.                                       hep  hissedersiniz.  İlerleyen  kitaplarında  da
              Çağdaş Türk Şiiri’nin nirengilerinden olan Ah-          dünyasından yakınma, yerini bulamama, ölü-
              met Erhan’ın da bu ikilemde gelgiti de içeren,          mü bir çeşit ‘nostos’ sayma gibi dışa vurumlar
              bir ‘sınırda olma hali’ni deneyimlediğini, dola-        hep ana temadır. Belki bir süre sonra, ya geri
              yısıyla temsil ettiğini, söyleyebiliriz. Bunu, ilk      dönüşün olanaksızlığını idrak eder gibi olacak
              kitabı olan “Alacakaranlıktaki Ülke” kitabında          ya da bu uzayan trajik durumdan sıkılmış ola-
              açıkça izleyebiliriz. Bu kitap (dahi), onun gü-         cak ve nihilistik bir ironi, esrik bir pervasızlık
              neşi  batmayan  cennetinden  ‘alacakaranlık-            tonu  da  edinecektir  bu  ana  temalar.  Geldiği
              taki’  ülkesine  doğru  özgürleşmesinin/sürgün          yeri,  ‘sıla-i  rahmi’,  ölümü  ve  mutlak  aldanışı;
              edilişinin  trajedisini  yansıtır.  Böylesi  bir  öz-   bu  kalmak  istemediği,  uyarmak  ve  uyandır-




         74   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79