Page 75 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 75
linden, yeniden sınırda olmaya nasıl
geri döndüğünü sormadan edeme-
yiz. Ancak bu soru spekülatif ala-
na kaymadan cevaplanabilecek bir
soru değildir. İster bir seçim, isterse
bir çeşit mahkûmiyet olsun, Ahmet
Erhan bu kitaptan itibaren geri dö-
nemeyeceği cennetini özleyen ama
ona dönemeyeceğinin farkında,
yaşadığı dünyayı geldiği dünyanın
duyarlık ve ölçüleriyle yargılamayı
sürdüren ve giderek ona mahkûm
olduğunu kabul eden bir hayatın/
şiirin şairidir.
Kitapla aynı adı taşıyan bu bölüm,
aslında bu şiirden ibaret gibidir.
Eğer bu şiir olmasaydı, bu ilk kita-
bın bu ilk bölümünden ilerleyen yıl-
lardaki Ahmet Erhan için referans
maktan öte ona acılar ve mutsuzluklar sunan alacağımız esaslı bir şiir bulamazdık
dünyaya tercih ettiğini bütün kitaplarında çok görüşündeyim. Erhan’ın tanınması ve şiirinin
sık yineler durur şair. yaygınlaşmasını sağlayan kült diyebileceğimiz
“Alacakaranlıktaki Ülke” bu sınırda olma hali- şiirlerinin bulunduğu bu kitabın ikinci bölümü-
nin ilk fotoğrafıdır sanki. Kitabın adıyla anılan ne gelince…
ilk bölümün ilk şiiri, Türk şiiri var oldukça ya- Bunlardan biri, yine bölüme adını veren, de-
şayacak olan Ahmet Erhan’ın en kısa seçkile- falarca bestelenen, sanki acemi fakat zaman-
rine bile mutlaka alınması gereken olgunluk- la bir toplumsal kesimdeki (ilerici, devrimci
ta; fakat bu ve gelecekteki kitapların tümüne gençlik) duyarlıkla çok yalın fakat mucizevi
adeta aykırı gibi görünen bir şiiridir. Öyle ki, örtüşmesi olan bir şiiridir. “Bugün de Ölmedim
bu şiire bakarak, onun sözünü ettiğimiz ‘ala- Anne”, teknik olarak bundan önceki bölümün
cakaranlığa doğru aydınlanma’ trajedisini kav- olgun koçbaşı şiiri ile karşılaştırılamayacak ka-
rayarak ondan kurtulabilecek kapasitede bir dar kendiliğinden ve içtendir. Bu da bir şiirin
şair olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada, mutlaka ustalıklar gösterisi olması gerekmedi-
yaşamın örseleyemediği, ürkek ya da dikkatli ğinin kanıtı gibidir. Ya da bir şiirin ustalığının
olsa da açık sözlülük ve bağışlanmış bir kolay- yalınlığından ve içtenliğinden de gelebileceği-
lıkla / ustalıkla, cennetten kovulma trajedisini nin… Henüz erginleşememiş kuşağının aklın-
içselleştirebilmiş ve böylece sınır ötesine ge- dan geçen, dilinde dolaşan yaygın bir duyarlığı
çebilmiş genç bir şair vardır. Bu şiirdeki ses yakalayıp, onların da kurabileceği doğallıkla,
şaşırtıcı ölçüde olgundur; şairinin 21 yaşında fakat kalıcı bir sanat cümlesi hizasına yükselt-
olduğuna inanmak oldukça zordur. Bu yüzden, miştir. Bu şiir, neredeyse yinelenen o dizedir
bir yargı cümlesinden çok bir merak cümlesi aslında… Çağdaşları olarak o dizeyi yineleye-
olarak, onun bu sınır ötesine geçmiş olma ha- rek, onun yazdığı türden içtenlikli ve işlevini
Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 75
