Page 76 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 76
taşmayan başka ara dizelerle
destekleyerek bu şiiri dilediği-
miz kadar uzatabilir, dahası onu
bir yerden sonra kederli ama
taze bir melodiyle de buluştura-
biliriz. Zaten öyle de yaptık. Ve
Erhan’ı bu yüzden hep ayrı ve
özel sevdik. Çünkü tekrarlanan
bu dize; kuşağımızın, zamanı-
mızın, ülkemizin kırılan gençli-
ğinin kederli cevherini kendine
çeken bir mıknatıs gibiydi.
Bu bölümde yer alan, ne kadar
kültleştiğinden emin olamadı-
ğım, “Bugün Oturdum Ölümü
Düşündüm” şiiri aslında daha
olgun bir şiir gibi gelir bana. Bu
şirin, bu bölümün en kalıcı (en
ünlü değil) şiiri olduğunu dahi
ileri sürebilirim. Bunun hemen
ardından gelen “Ağıt” şiiri de
öyledir… Burada, bu iki şiiri
öne çıkarışım, bunlarda şairin
değil de ‘persona’nın konuşur olsa da kendine ettiği büyük haksızlık ya da
gibi olduğu izlenimini edinebilmemdir: Ben, eziyet de sanki budur.
şairin düpedüz kendisi olan ‘itirafçı’ yani ‘iç “Alacakaranlıktaki Ülke” ile “Bugün de Öl-
dökümcü’ şiirini değil de yerine geçtiği ya da medim Anne” ya da “Oturdum Ölümü Dü-
ona karıştığı ‘persona’ları konuşturduğu şiirler şündüm” şiirleri, okuduğumuz bu ilk kitabın
yazmasını çağdaş şiirin daha bir gereği olarak sacayaklarından ikisi ise hem kendi başına
görürüm. Ahmet Erhan şiirinde ‘persona’ ile hem de Ahmet Erhan şiir külliyatı içindeki
şair bu ilk kitaptan başlayarak hep ayırt edi- değeri bakımından üçüncü sacayağı, “Uzun
lemeyecek denli öyle iç içedir ki, ya ‘persona’ Bir Şiirin Son Dizeleri” adlı şiir olmalıdır. Bu
ya da şair bu şiirde yoktur. Bana öyle gelir ki şiir, kitaba hâkim olan seksenli yıllardaki bir
Erhan, o ilk şiirinin ardından yaptığı tercihten ilerici-devrimci genç olma atmosfer ve du-
sonra kendisini hep bir ‘persona’ olarak yaşar. yarlığının, onun açık açık dışına çıkılmasa da
Karşılığı, edebiyatımız için çok güzel şiirler artık yadırganmakta, sorgulanmakta olduğu-
nun işaretlerini taşır. Erhan’ın nahif bir ileri-
ci-devrimci genç olmayı aştığının ve bundan
sonra kendi cennet ve dünya sınırlarında, bu
defa bir birey-şair olarak yaşayacağının ve
üreteceğinin dayanakları daha çok bu şiir-
lerde yer alır.
