Page 77 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 77

Örnekleyelim:  “Bağırıp  çağırmayı  o  ölülerin              BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNE
                    anılarına  yakıştıramıyorum  /  Söylevleri  de
                    dinlemiyorum  artık  /  Sen  ölmedin,  yaşıyor-
                    sunları… / O ölüleri yaşatacak olanların çoğu
                    / Kapılarını erkenden örtüyor akşamları.                     Yüreğimi bir kalkan bilip, sokaklara çıktım
                    …
                    O kadar kolay değil kurtulmak                                Kahvelerde oturdum, çocuklarla konuştum
                    …
                    Belki bu, kapanan bir dönemdir hayatımda /                   Sıkıldım, dertlendim, sevgilimle buluştum
                    Bilmiyorum belki de hayatımdır kapanan                       Bugün de ölmedim anne.
                    …
                    Ben mırıldanıyorum: Şiir yazmayacağım artık!”


                    Bu şiirde de onu o yapan ‘sıla-ı rahme’ döne-                Kapalıydı kapılar, perdeler örtük
                    meme acısı ve ısrarı ile onun telafisi sayaca-
                    ğı dünyaların ipuçlarını aynı zamanda birlikte               Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
                    tutmaya  çalıştığını/başladığını  görürüz.  Bu
                    ikilik,  bu  dönememe  acısı,  bu  ölümle  kurtul-           Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
                    ma saplantısı, Akdeniz’le, Türkiye ile yaraları              Bugün de ölmedim anne.
                    sağaltma  çabası  Erhan’ın  bütün  kitaplarında
                    sürecektir.
                    Örnekleri sürdürelim: “Beni bir denizin kıyısı-
                    na bırakın / Bir portakal ağacının dibine ya                 Üstüme bir silah doğruldu sandım
                    da / Ne olur, onun dallarına uzanıp kalayım /
                    Belki yeniden bulurum türkümü / -O yitirdi-                  Rüzgâr, beline dolandığında bir dalın
                    ğim türkümü / Bütün bu sözler benim içinde
                    değil çünkü / Beni bir denizin kıyısına bırakın              Korktum, güldüm, kendime kızdım
                    / Bir çakıltaşının içine gömün orada / O za-
                    man ölmüşsem bile ağlamayın / Deyin: -Son                    Bugün de ölmedim anne.
                    türküsü ölümdü!”
                    “Alacakaranlıktaki Ülke”nin, Ahmet Erhan şi-
                    irinin  ana  rahminden  ayrılmak  gerçekliği  ile            Bana böylesi garip duygular
                    ona  yeniden  dönebilmek  saplantısı  arasında
                    gidip  gelerek  oluşan  bireysel  şiir  dünyasının           Bilmem niye gelir, nereye gider?
                    başlangıcını  layıkıyla  yansıtan  bir  şiir  kitabı
                    olduğunu söyleyebiliriz. Bu gelgitten kurtulu-               Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar
                    şun yollarından birinin zaman zaman Akdeniz
                    olabileceğinin, fakat asıl kurtuluşun sonradan               Bugün de ölmedim anne.
                    açık açık dile getireceği gibi ölüm olacağının
                    işaretleri bu kitapta yeterince yer almaktadır.
                                                                                                                     Ahmet Erhan
                                                          antsanat






                                                                                           Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  77
   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82