Page 84 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 84

gibi  büyük  malları  da  erkekler  idare  ederler.     yasdık (yastık) ve halı heybeleri vardır. Kıl hey-
              Asıl  göç  hemen  hemen  genç  kadınlar  elinde         belere tohum katarlar. Deve yününden yapılmış
              kalır. Kafilenin ilk hareketinde birçok eksiklik-       çuvallara  un  koyarlar.  Deve  yününden  ehram
              ler, yanlışlar olsa da “Göç yolda düzelir.” De-         dedikleri örtüleri vardır. Özel yataklığı (yüklük)
              velere  sarılan  ev  eşyası  tamamen  çuvalların        olmayanlar,  bu  ehramları,  yığılı  yataklarının
              içindedir. Bu çuvallar “ala çuval” denilen kilim        üzerine örterler. Deve yünü ve boyalı yünle ba-
              gibi dokunmuştur. Bundan başka güzel kilim-             sit dokunmuş, kilimleri çok renklidir. Buna “boz
              ler de çuvalların üzerine sarılarak süslenir ve         pala” derler. Çiftçiliğe ait saban, boyunduruk,
              böylece yağmurdan korunur.                              ucu çivili övendire, saban demiri, süngü ile ırgat
              Günde üç-dört saat yol giderek konak verilir.           için orak, tırpan; harman için kağnı, döğen, çat-
              Konak  yerlerinde  yüklerin,  deve  yüklerinin          ma ipi, yaba, kürek, kalbur, holoz; odun kesme
              arasına sığınılarak gece geçirilir, yağmur olur-        için tahra, nacak; kenevirden yapılmış urgan ipi
              sa  çadır  açılır.  Böylece  iki  konak  arasındaki     sahip oldukları en önemli gereçlerdir.
              yol, bin bir sıkıntı ve güçlükle geçilerek yay-         Yörükler  keçi  kılından  dokunan  kara  kıl  ça-
              laya göçülür ve kışın da aynı yollardan, aynı           dırlarda  otururlar.  Karaçadırın  içini  döşeyen
              düzende sahile dönülür.                                 eşyalar,  taşınması  kolay,  çok  yer  tutmayan,
                                                                      yünden  dokunmuş  keçe,  kilim,  çuval,  heybe,
              Konar-Göçer Hayata Geçiş                                su  tuluğu,  deri  yayık  gibi  her  gün  kullanılan
              60’lara kadar sayıları on binleri bulan Antalya         yüklerdir. Süt sağmak, yün ve kıldan halı-kilim
              yöresindeki Yörüklerin çoğunluğu son yıllarda           dokumak, çeşitli bitkilerden boya çıkarmak ve
              sahil köylerine yakın yerlerde evler inşa ederek        yün boyamak Yörük kadınlarının başlıca uğra-
              yarı-konargöçer hayata geçmiştir. Bunların ev-          şısıdır. Bu nedenle “Yörük sanatı katıksız hal-
              leri genellikle karışık malzemeden yapılmış yer         kın sanatıdır” diyebiliriz.
              evleridir. Sergi olarak hasır, davar kılından do-       Yörükler  dil,  kültür,  gelenek  ve  sanatlarında
              kuma çul ve yünden basılma keçelerdir. Yünden           eski ve köklü Türk kültürünün öz kaynakları-
              yapılmış “ala kilim” dedikleri döşeme eşyalarını        nı sürdürürler. Bu nedenle Yörük kültürünün
              göçerlerken süs olarak develerine sardıkları eş-        araştırılması,  Türk  folkloru  açısından  büyük
              yanın üstüne örterler. Ev eşyası olarak, yufka          önem taşır. Ne var ki, son 60 yılda Yörükler
              pişirmek için, senit, oklağı, döndüreç, sac, sa-        hızlı bir değişim içine girmişlerdir. Her yıl bir-
              cayağı; kahve takımı olarak, cezve, fincan, tep-        kaç oba, konar-göçerliği bırakarak köylere ve
              si soğudan, kahve değirmeni; çay takımı olarak          kasabalara yerleşmişlerdir. Bir süre sonra Yö-
              da, çaydanlık, bilor (çay bardağı) bulunur. Kilim       rük yaşayışından ve sanatından bizlere hiçbir
              tezgâhına “Mutaf Ağacı” derler. Kıldan yapılmış         şey kalmayacaktır. Son yıllarda bu gelenek ve
              çul ve çuval dokuma aletlerine hep birden “işlik        görenekleri unutturmamak için Yörük şenlik-
              ağacı” denir. Dastar ve bez gibi şeyleri dokuyan        lerini düzenlendiğini görünce, “Yoksa Yörük-
              gerece “tezgâh” adı verilir. Yemek pişirmek için        lük nostalji mi oluyor?” diye sormaktan kendi-
              haran’ı (tencere), dıyan’ı (küçük yağ tavası), ça-      mi alamıyorum.
              nak, çölmekleri (çömlek) vardır. Tuzu inceltmek
              için yuvarlak ve kaybak taşa “tuz düveci”, tu-          Gelecek Sayıda: Hayvan besiciliği üzerine ku-
              zun üzerine koydukları yassı ve sırlak taşa “tuz        rulan hayat.
              taşı” derler. Namazlağı, özel olarak yapılmış kü-
              çük bir kilimdir, üzerinde namaz kılarlar. Halı,                                              antsanat





         84   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89