Page 96 - Ant Sanat Dergisi - Sayı 11
P. 96
olduğumuz bir gün, bizimle o sırada afişi yanıma alarak Demre’ye geri
aynı binada olan ana kast, fotoğ- döndüm. Prodüksiyonun belki de
raf çekimi için stüdyoya gitmek en eğlenceli gece çekimlerinden
adına önümüzden geçip gidi- biri yapılıyor, arabaları patlatı-
yorlardı. Öğle arası mola ver- yorduk. Patlayıcı yerleştirilen
diğimiz bir vakit, elimde ka- 30’lu ve 40’lı yıllardan kalma
ğıdım ve kalemlerim, sahte otomobiller “Action!” den-
film posterleri tasarlıyordum mesiyle alevler içinde bazen
ve o sırada kasttan Alex Pet- 15-20 metre yüksekliğe çıkı-
tyfer beni görerek yanıma yor, bazen de takla atıyorlar-
doğru geldi. Çizenin ben olup dı. Söylenene göre Avrupa’da
olduğumu öğrenince diğer ça- bulunan şimdiye kadarki en
lışmalarımı da görmek istedi. büyük set bu film için Demre’ye
Gördüklerini beğenen Alex, çe- inşa edilmişti ve bir kısmının ya-
kiyor olduğumuz film için bir afişi nışına şahit olmak eğlenceli olduğu
kendisi için tasarlayıp tasarlayamaya- kadar üzücüydü. Bir süre sonra Guy
cağımı sordu, satın almak istiyordu. “Yapa- Ritchie’nin asistanından gelen bir telefonla,
rım” dedim ve prodüksiyon Demre’ye taşın- yönetmenin müsait olduğunu ve benimle gö-
madan önceki bir günlük boş vaktimde çizimi rüşmek istediğini öğrendim. Heyecanla kap-
tamamlayıp yanımda götürdüm. Afişi çok be- tığım afişi alıp koşaradım, o sırada bulundu-
ğenen Alex, Instagram hesabında, kısa filmim ğu yata götürdüm. Aramızda geçen sohbetin
“No: 1” linki ile birlikte paylaşmak istediğini ardından resmi şaşkınlıkla inceleyen Ritchie,
söyledi. Çok mutlu oldum. Ertesi gün işteki gözlerimin içine bakarak, “Yaratıcılığın için te-
son günümdü; fakat sabah uyandığımda set- şekkür ederim” dedi ve set boyunca takındığı
ten arkadaşlarımın mesajlarını görmemle Ins- tutuma ters bir şekilde fotoğraf çekilmek is-
tagram’da Guy Ritchie’nin profiline girdim ve tedi. Mutlu bir ifadeyle oradan ayrılmamın ar-
hikâyelerinde Alex için tasarladığım afişi pay- dından ertesi sabah afişin çoğaltılıp 200 adet
laştığını gördüm. Ne diyeceğimi bilmiyordum; kadar basıldığını ve Antalya ile İngiltere’deki
ama şefimden izin isteyip o gün yönetmenin setlerde dağıtıldığını öğrendim. Bu, benim için
asistanı ile tanışmak için karavana yakın ol- filmin deneyiminin yanında bambaşka bir tec-
mam gerektiğini söyledim. Asistan ve filmdeki rübeydi.
önemli yapımcılardan biri ile tanıştığım o gece “The Ministry of Ungentlemanly Warfare”, ta-
benden Alex için yaptığım afişin çok daha bü- rihi olayları mizahi ve dinamik bir dille ele alan,
yük olanı yapmam istendi ve ben de bu görev perdede göründüğü kadar kamera arkasında
ile Demre’den Antalya’ya döndüm. Bir yandan da aksiyonu ve heyecan barındıran ve Antal-
sette olmak istiyor, bir yandan da resmi ta- ya’da yaşayan bizler için gurur verici bir tara-
mamlamak istiyordum; çünkü prodüksiyonun fı olan, göz alıcı Hollywood yıldızlarıyla dolu
Türkiye ayağı sona eriyor ve ekip çekimlere bir film. Bu ve benzeri deneyimler hem kişisel
bir hafta daha devam etmek üzere İngiltere’ye hem de endüstriyel bazda ülke sinemacıları-
dönüyordu. Üç gün içinde bitirdiğim 70x100 mız için çok büyük bir değer.
cm boyutlarındaki guaj, akrilik, keçeli kalem
ve daha nice teknik kullanarak tamamladığım antsanat
96 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi
