Page 119 - ANT SANAT 12
P. 119

Söyleşi                   90’larda “Bir Yalnızlık Ezgisi”yle başladığı müzikal üretimini Ezginin Günlüğü’yle
                           sürdüren ve sonrasında peşi sıra yayınlanan solo albümleri / teklileriyle dinleyici
                                kitlesini genişleten Hüsnü Arkan, son albümünden şarkılara yer verdiği
                                           Antalya konserinin öncesinde dergimize konuk oldu.








                                                                             Tuncer
                                                                             ÇETINKAYA

                    E             kim ayı ortalarında, bir dizi ede-        Sonra “İstavrit” geldi. Duru’ların, Emin İgüs ve

                                                                            Hakan Yılmaz’ın “Ezginin Günlüğü” gitmiş, ye-
                                  biyat  etkinliğine  katılmak  üzere
                                  Ankara’ya  gittim.  İlk  gençlik  ve
                                                                            rine bambaşka şeyler gelmişti. Değişime du-
                                  üniversite  yıllarımın  başkentin-
                                  de,  Sakarya  ve  Karanfil  arasında      yulan anlık tepki bir tarafa bırakıldığında, söy-
                                                                            lemi ve tınısı başka, yeni bir grup vardı adeta
                    mekik dokur ve yirmili yaşlarımın izini sürerken        karşımızda. Bu dönemin mimarları, Arkan ve
                    aklımda hep o şarkı vardı. Nasıl diyordu çağdaş         elbette Nadir Göktürk’tü.
                    ozan: “Sende bir yağmur yağıyor, üstüme yıllar          Kente  döndüğümde,  muhtemelen  son  on
                    damlıyor / Bak nasıl ıslanıyor ömrüm / Bende            yılda en çok dinlediğim sanatçıyla bir söyle-
                    bir  çığlık  uyuyor,  ayaklarının  ucuna  /  Basarak    şi yapabilmek için Umut Organizasyon’dan
                    yürüyor ömrüm… / Gel otur güzel yaşım yirmi /           sevgili Ahmet’in kapısını defalarca çaldım.
                    Gel buluta bakalım.”                                    Gerek  sayısız  kez  tanık  olduğum  konser
                    Hüsnü Arkan ismi, ilk solo albümü “Bir Yalnız-          performansında  seyiciyle  kurduğu  ileti-
                    lık Ezgisi” ya da Ezginin Günlüğü’ne dâhil oldu-        şimden, gerek de yazınsal ürünlerinden içe
                    ğu 90’lardan önce girmişti hayatıma. Politik bir        dönük bir ruh haline sahip olduğunu kesti-
                    derginin Sıhhiye’deki bürosunda oturmuş, ülkeyi         rebiliyordum. Yine de ricamı kırmayarak 3
                    kurtarıyorduk.  İçerideki  odadan  gelen  müziğin       Kasım akşamı, Atatürk Kültür Merkezi’nde
                    sesi  böldü  sohbeti.  Tufan  Abi  teybin  başında,     sahnelediği, albüme de adını veren “Kırk Yıl
                    kulağa tanıdık gelen o şarkıyı dinliyordu. Doğal        Sonra Şiirlerden Şarkılar” konserinin önce-
                    bir mukayese başladı; çünkü aynı günlerde Grup          sinde sorularımı yanıtladı.
                    Yorum’dan duymuştuk o şarkıyı: “Haziranda Öl-           AntSanat’a  hoş  geldiniz.  Söyleşi  yaptığım
                    mek Zor.” Hasan Hüseyin’in bestelenmesi olduk-          her  sanatçıya  sorduğum,  benim  için  klasik
                    ça güç dizelerine muhteşem bir dokunuştu eser.          haline  gelen  o  soruyla  başlamak  istiyorum
                    Lâkin duyduğumuz yorum İlkay Akkaya’ya değil,           sohbetimize. Ülke adına gelecekten umutlu
                    bir erkeğe aitti. Albümün korsan bir kayıt oldu-        musunuz?
                    ğunu, yurt dışında doldurulduğunu ve el altından        Umutlu olmak tek başına bir işe yaramaz. So-
                    dağıtıldığını  öğrendim.  Arkan’ın  sesi,  dönemin      runlara sahip çıkmak, cesur olmak gerekiyor.
                    yeni  yeşermeye  başlayan  protest  ruhuyla  tam        İnsanlar bir araya gelip bir şeylere karşı çıktı-
                    örtüşmüyordu. Bugün tam olarak emin olama-              ğında biraz işe yarıyor gibi görünse de “umut”,
                    sam da, bağlama yerine gitar ağırlıklı, marş for-       tek başına bir anlam ifade etmeyen soyut bir
                    mundan ziyade duygulu bir yorumdu.                      kavram bana göre.





 118  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                         Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  119
   114   115   116   117   118   119   120   121   122   123   124