Page 124 - ANT SANAT 12
P. 124
Kemal Sunal’ı ve Şaban’ı
Anlamak
Antalya tarihinin en uzun süreli ve kesintisiz yayınlanan dergisi Modern Zamanlar’dan
bir seçki sunduğumuz arşiv bölümümüzün bu sayıdaki konuğu, 11 Kasım’da 80 yaşına giren,
sinemamızın unutulmaz komedyeni Kemal Sunal. Kendisini, Veysel Atayman’ın etkileyici
yazısıyla anarken, iki ismin de anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Veysel
ATAYMAN
K emal Sunal, sırtına o ağır, gri renk şaşkınlıktır: Biraz göğe bakarak, biraz yan du-
rarak, “Allah Allah!” der hep.
paltoyu geçirdiği filmlerde ağır
İçine nasılsa itildiği bu düzende, sosyal roller
ağır “neo-realizm”i andıran bir
“gerçekçiliğin” silik yansımaları
sosyal rolü üstlenmek zorunda kalırsa kalsın,
içine doğru yürür, yürütülür. Şa- kalabalığı içinde nereye adımını atarsa, hangi
ban ilk bakışta bir yerdedir; ama en başta bu kendi sosyal rolüne anarşistçe bir
onun orada tutunmuş, yerleşmiş bir hali yok- terörle karşılık verir. Tipik filmlerinde yıkıcı-
tur, bir dıştır; sanki uğradığı ve yola çıkmak lığından nasibini alamamış tek bir kurum ya
üzere hazırlık yaptığı bir başlangıç noktasıdır da kurum uzantısı bulamazsınız. Paşalığı, hiz-
bu. Filmi kurmak için işlevsel/teknik bir mıntı- metkârlığı, kapıcılığı, gangsterliği, memurluğu,
ka. Şaban, o dıştan içe, yaşadığımız dünyanın futbolculuğu yıkıcı bir anarşinin hedefi haline
/ düzenin / statükonun içine “itilir”. ‘Beni suya gelebilir. Bunu yapabilmenin ön koşulu o itil-
kim itti?!’ diye soran adam misali, ona pek bağ- mededir; yani kendi gelmemiş, itilmiştir bu
lı olmayan, dıştan gelen tesadüfi motivasyon- sosyal rollerin içine. Hem o rolleri, hem de onu
lar / nedenler, onu normalin, sosyalin içinden cisimleştiren kurumlaşmaları altüst etmek ko-
geçmeye zorlarlar. Bu bağlamda Sunal; ilginç- laydır artık.
tir, resmi kurumların içinden pek geçmez (Bi- Bu düzenin içinde tutunacak bir yer aramaz
rinci Dünya Savaşı sırasında asker olduğu film deyip durduk; hatta sıkılıp oyun oynama iste-
ile çöpçülüğe soyunduğu ya da “Tosun Paşa” ği ağır bastığı yerde kendi ipini kendisi çeker.
yapıldığı birkaç film hariç). Onun içine itildi- Onun bu anarşistliğinde hep çocuksu bir naif-
ği alanlar, daha çok özel kurumlaşmalar ya da liğin tadı da vardır. “Hababam Sınıfı”ndan kal-
sosyal alanın geleneksel yapılarıdır. Şöyle de ma bir hiç büyümeme alışkanlığı, Kemal Sunal’ı
denebilir: Kemal Sunal itilerek, sosyal roller ömür boyu desteklemiş; yıkıcılığına Şaban’ca
konteksinde kendine bir statü, sosyal rol seç- bir muziplik, bir naiflik katmıştır: Bir çocukluk.
meye mecbur bırakılır. Bu rollere tepkisi ise Unutulmamalı: Çocukluk koruyucudur, mazur
124 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 125
