Page 125 - ANT SANAT 12
P. 125

şeye kendilerince bir çözüm getir-
                                                                                        miş kimselere verdiği isimdir.
                                                                                        Komedi geleneğinin etkisi, farkın-
                                                                                        da  olmadan  Şaban  filmleri  senar-
                                                                                        yosuna sızmış gibidir ya da zaten
                                                                                        kırsal kesim seyircisini hedef alma
                                                                                        mecburiyeti, senaryolarda Şaban’ı
                                                                                        genellikle kırsalda bir yerlerde (en
                                                                                        azından) başlatır oyuna. Ne var ki
                                                                                        Şaban,  bu  doğallığını,  çocuksulu-
                                                                                        ğun  bozulmamışlığıyla  birleştirip
                                                                                        kentte tahrip edici bir enerji oluş-
                                                                                        turur. Anarşinin enerjisidir bu.
                                                                                        Şaban,  Yeşilçam  geleneğinde,  bü-
                                                                                        yük  umutlar  vaat  eden  bir  geliş-
                                                                                        menin önünü açabilirdi. TV dizile-
                                                                                        ri  onun  sinemamızdaki  asıl  yerini
                                                                                        belirleyecek  olan,  naif  /  anarşist
                                                                                        yaramazlığını,  tutunma  isteksizli-
                                                                                        ğini görmeyip onu adım adım “gri
                                                                                        paltonun  içine  çeken  filmler”in
                                                                                        uzantısı olarak öldürmüştür. Onun
                                                                                        örneksiz yerini tayin eden özelliği-
                                                                                        dir bu. İnanılmaz bir cehalet örneği
                                                                                        daha veren bu sinema, onu sonun-
                                                                                        da düzenin bekçisi yapma gibi bir
                                                                                        gaflete düşmüştür. Kemal Sunal’ın
                                                                                        en  son  düşünüleceği  yer,  düzeni
                                                                                        tehdit eden öldürme gibi bir suçun
                                                                                        izini süren bir dedektif ya da üni-
                    göstericidir, yaramazlık yapma hakkıdır. Belki          formalı bir çavuş, subay kimliğidir. Bu sosyal
                    de onun anarşizminin yaramazlık gibi hoş gö-            rol (statü) bir tabut olmuştur onun için. Ölmüş-
                    rülmesi bundandır.                                      tür orada Kemal Sunal haklı olarak. Hantallaş-
                    Sunal bu düzen içine itildiği gibi her an bırakıp       mış,  hareketsiz  kalmıştır.  Naifliği,  çocukluğu
                    kaçmak  ister,  sosyal  rolleri  benimsemiş,  dü-       elinden alınmış, büyüdüğü hatırlatılmıştır ona.
                    zenle barışık ötekiler “birer eşek oğlu eşektir-        Yıllarca Şaban olarak çökertegeldiği kurumsal
                    ler” onun değerler konteksinde. Evet, düzenle           ilkelerin  ağına  onu  yeniden  yollayan  diziler,
                    / statükoyla / sistemle barışıklık, sosyal rolünü       sanki ondan bu kurumlardan özür dilemesini
                    benimseme, tutunmaya çalışma ve tutunmak                istemişlerdir. Şaban’ı, o büyük komedyeni ve
                    için her aracı mubah görme eşek oğlu eşek-              anarşisti öldürme pahasına...
                    liktir!  Bu,  çocuk  Şaban’ın  büyümüş  ve  onun
                    beceremediği  ve  becermek  de  istemediği  bir
                                                                                                                  antsanat





 124  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                         Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  125
   120   121   122   123   124   125   126   127   128   129   130