Page 140 - ANT SANAT 12
P. 140

Sa(n)at Kulesi



                        Barış
                        ERDOĞAN
                                                                                           Zaman yoktur, saat vardır.



               E            y okur, ben zamanı geri getiren           ne kadar önemliyse- uykularımı kaçırıyor. Mef
                                                                      û lü ile başlayıp me fa i lün ile devam eden ga-
                            sihirbaz  değilim,  seni  zamana
                                                                      zelinde fa’daki kapalı olması gereken açık “a”,
                            yayan akrep ve yelkovanım.
                            Ben meydandaki işlemez saatim.
                            Herkesin uykuda olduğu bir va-            Baki efendinin uykusunu nasıl kaçırırsa.
                                                                      Sabaha  yuvama  dönerken  siyah  bir  harma-
                            kitte durdum. Sadece düşünmek             niye bürünüyorum, kısacası kılık değiştiriyo-
              için,  o  da  bir  nefeslik...  Tam  eski  zamanıma     rum.  Düşünce değiştiremeyenlerin mesleğidir
              dönüyordum ki dönmemekte karar kıldım. Bu-              kılık değiştirmek. Günaydın deyip geçenler bir
              güne kadar kimin için dönüyordum ve doğruyu             saatin parçası/ tamamı olduğumu fark edemi-
              mu gösteriyordum? Kendim için döndüğüm an-              yor. İhtiyar Vergilius ile dostu Horatius erken
              ları anımsamam. Atalarım güneş saatinin tek-            saatlerde kol kola gezerler, kentin tarihi üstüne
              rarladıkları şunlar: Kendi vaktini gösteren saat        sohbet ederler. Ölü olan benim, diri olan onlar.
              özgürdür.  İnadına  vakti  doğru  göstermeyin.          Onlardan selamımı esirgiyorum, sadece tarihçi
              Sizler kurulmuş makinelersiniz. Zembereğiniz,           Livius’un heykeliyle selamlaşıyorum, tam 06’da.
              her  şeyiniz  başkasının  elindedir.  Muvakkitler       Doğu ve batı arasında bölünmüşlüğü yaşayan
              (zamanı kuranlar) kadar özen gösterin işinize.          saatim. Livius’a saygım sonsuz. Roma tarihini
              Saatlerin de yargılayıcı bir akla, yumuşak bir          ondan öğrendim. Bir sabah Dante’ye yakalanı-
              kalbe sahip oldukları bilinmeli; her bir vuruşu         yordum ki ne idüğü belirsiz varlık diye nitelen-
              nice disiplinsize eğitmen, nice uykusuza lala,          memi Dante’nin katarakt olmasına borçluyum.
              nice tembele amele çavuşudur. Şu an 05.17’yi            Gündüz gözüyle kuleden inmek büyük sıkıntı.
              göstermem gerekirken 05.02’yi gösteriyorum.             Giotto’nun ve Tiziano’nun şapellerinin hatırına
              Geri kaldığım sanılmasın, Scrovegni şapelinin           iniyorsam da sanata saygımdan...
              önünden  geçen  bir  güzelin  peşi  sıra  koşmu-        Bugün yarın bir usta çağırıp beni tamir etti-
              şumdur, ileri gittiğim ise hiç düşünülmesin, o          recekler.  Osmanlıdaki  Takiyüddin’in  başına
              güzelin yüzünü birkaç kez görmek için gelgit-           gelenlerin  kendi  başıma  gelmesini  istemem.
              ler yaşamışımdır.                                       Muvakkitlere  yakalanmadan  normal  saate
              Durduğum saatlerde hepi topu kendi vaktimi              döndüm. Akrebim ve yelkovanım dakikti. Ara-
              gösteren biri kaçar, diğeri göçer akrep ve yel-         da  kiliseleri  geziyorum,  artık  son.  İsim  ver-
              kovandan  ibaretim.  Yoruldum,  düşüncelerim            meyeceğim,  bir  kilise  papazının  küfrettiğini
              beni  yordu.  Beden  bütün  yorgunlukları  gece         duyunca yadırgamıştım. Bu adamların hangisi
              uykuya  devreder  de  düşünce  öyle  midir  ya?         dürüst? Din adamlarına güvenimi yitireli hayli
              Dağılıverse bir ayrıntısı bütün sırları ifşa eder.      zaman oldu. Nedeni mi? Kilise bağışlarını özel
              Artık zamanın sonsuzluğunda koltuk değnek-              hesaplarında  tutuyorlar.  Günah  çıkartmaya
              leriyle dolaşıyorum. Kuleden kimsenin görme-            gelenlerle aşk yaşayanların tatlı sözlerini mer-
              yeceği saatte iniyorum, Padova ırmağının se-            diven basamağında duyuyorum. Saatlerin ku-
              rinliğinde geçmişin muhasebesini yapıyorum;             lağı çok hassastır, bilmiyorlar mı?
              bir kuruş eksi bakiye -bir dakika geç kalmak            Dünyanın her yerinde derin boşlukları saatler




        140   Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                                                                                                                                                  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  141
   135   136   137   138   139   140   141   142   143   144   145