Page 5 - ANT SANAT 12
P. 5

Unutuşlar Ülkesi                                                               de.  Desem  ki,  “Che  ti-
                    Farkında  mısınız,  toplumsal                                                  şörtünü  pazarlayanlarla
                    dönüşümde  kültür  ve  sanatın                                                 seni asacak ipi yine sana
                    ne  denli  önemli  bir  rol  oyna-                                             parayla  satanlar  aynı
                    dığını  umutsuzca  haykıranla-                                                 kimseler...  Picasso’nun
                    rın ufuktan silinmesiyle “yeni”                                                yemeğindeki  sosta;  Gu-
                    diye pazarlanan “şey” arasında                                                 ernica’da, Nazi bombar-
                    bir  devamlılık  var.  “Kimse  ku-                                             dımanında can veren ço-
                    sura bakmasın, sanat biraz da                                                  cuğun kanının tadı var...
                    elit  bir  meseledir”  savunusu,                                               Kahlo’nun      hayranlıkla
                    Goya’nın  Hayaletleri’ni  Duc-                                                 seyrettiğin  entarisinde-
                    hamp’ın  pisuvarında  boğuyor!                                                 ki  işlemelerde,  Cortes
                    Dün  söze  “halkımız…”  diye                                                   ve  diğer  konkistadorla-
                    başlayıp her türden güzelleme-                                                 rın  bulaştırdığı  vebadan
                    yi  meşru  kılanlarla,  aynı  halkı                                            izler bulunuyor...” Fayda
                    “layık olduğu düzende yönetil-                                                 etmeyecek...  “Çağdaş”
                    meye mahkûm” olarak nitelen-                                                   sanatın,  “yeni”  sinema-
                    direnler aynı kimseler.                                                        nın, imge yüklü şiirlerin,
                    Artık  çareyi  erkte  arayan,  sa-                                             post-modern edebiyatın
                    natta  gelişmenin  yolunun  özel                                               ve  daha  bir  yığın  şeyin
                    teşebbüsü  teşvik  etmekten  geçtiğine  inanan,         suyu  bulandırmasının  üzerinden  asırlar  geç-
                    üstelik tezlerini “çağın gerçekliği” olarak izah        ti, biliyorum... Yine de bu primitif söylem, bu
                    eden bir ordu var. Tuhaftır; erk, kültür ve eği-        akıntıya karşı durmaktan aciz naif eylem kalsın
                    tim  politikalarından  yakınırken  oluyor  bütün        burada... Çünkü her şeye rağmen her şafakta
                    bunlar... Dünün “evet”çileri, ortaya çıkan boş-         “yeni bir umut” deyip yine yollara çıkacak; yü-
                    luğa yüzleri kızarmadan yeniden talip oluyor,           zümüze çarpan meltemi coşkuyla selamlaya-
                    “somut  durumun  somut  tahliline”  hızla  giri-        cak; günbatımlarında gözlerimizi denizin ardı-
                    şebiliyorlar. Burası Unutuşlar Ülkesi. Aynı ne-         na dikip, yarattıkları bütün bu karanlık tabloya
                    hirde yüzlerce kez yıkanıp, eylemlerini ilk kez         inat umuda yaslanmayı sürdüreceğiz.
                    yapıyormuşçasına masum davranabilenlerin...             Uzaklarda belli belirsiz yanan kent ışıklarının
                    Bir ülkenin sanatta kat ettiği yolu anlamak için        suskunluğa doğru yol aldığı; bütün o yalnızlığı-
                    yalnızca yöneticilerine, ekonomi politiğine ya          mızın, pişmanlık ve hayal kırıklıklarının, çığlık
                    da  kültürel  atmosferine  bakmak  yeterli  değil       çığlığa akan bir şiire selam durduğu şafağı kar-
                    kanımca. Attila İlhan’ın anısı önünde saygıyla          şılayacağız. Bir balıkçı kahvesinde hayatın an-
                    eğilerek, o toplumun içinden çıkan “aydınlara”,         lamını  sorgulayacak;  boğazın  dingin  sularına
                    “kanaat önderlerine”, “bilirkişilerine” de dikkat       dalıp, bir Ali Rıza tablosunu yaşayacak; bütün
                    kesilmek gerekiyor.                                     bu hoyratlığın ve acımasızlığın ortasında, eş-
                                                                            siz güzellikte bir Renoir kadının olabileceğini;
                    Yeni Bir Umut                                           hayal bu ya, bir gün kapımızı çalacağını varsa-
                    Düştüğümüz yer öyle açık seçik ki... Denizleri          yacağız…
                    bardak altlığı yaparak hayata tavır koyan “radi-        Işık ve sevgiyle…
                    kaller”in idealizmle ilişkisi kadar faydasız hem                                         17 Kasım 2024





 4  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                           Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  5
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10