Page 51 - ANT SANAT 12
P. 51

KİMSE KİMSEYLE KONUŞMAZKEN


                                                yalnızlık durağındayım
                                                ne yolcu, ne otobüs
                                                ne taksi, ne dolmuş

                                                taze kan lekeleriyle
                                                yürür barbar hayaletler
                                                o nefret yüklü marşlarıyla

                                                restorasyonu ertelenmiş
                                                yaşlı evlerde örümcek ağı
                                                nem, küf, toz ve cam kırığı

                                                yağmur, patlayıp saçılmış
                                                suları deli, şimşekleri keskin,
                                                iri pençeli bulutları ürkütücü

                                                yeniden sevebilir miyim kafeste
                                                terk edilmiş aşklardan sızan anılar
                                                çıkıp dirilir mi dondurucudan

                                                yalnızlık durağındayım
                                                karşımda kalabalık caddeler tiyatrosu
                                                ay ışığı sonatıyla kucaklaşır ıslığım

                                                zaman, oyun oynar her şeyle
                                                bu kadar kolay mı solar yoksa
                                                güzel gülle, canım papatya


                                                derler ki: “apollo 11 aya inmedi
                                                her şey palavra”; ama ay usulca
                                                döner neil, dolunaydan hilâle

                                                kimse kimseyle konuşamazken
                                                kuşlar, kediler, köpekler, atlar
                                                keçiler, sincaplar konuşur insanla


                                                rüzgâr kucaklayıp götürür âşıkları
                                                küçücük zenci kız, sahnede blues
                                                söyler, ağlayarak alkışlanır ayakta

                                                belki hâlâ bir umut vardır sevmeye
                                                sandığını açanlar sevinçle bulabilir onu
                                                yeniden gülümser kurumuş nehirler


                                                yalnızlık durağındayım
                                                zeytinlikteki çocuk saflığım
                                                neşeli uçurtmayla gökyüzünde


                    Sulu Boya: Emre Özkan                                         Fergun Özelli




 50  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  51
   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56