Page 68 - ANT SANAT 12
P. 68
Öykü Postmodern Anlatıların Henüz Giremeyeceği
Ülkelerden Öyküler I
s Kara Kedinin Kuyruğu
Nail
GÜÇ
“1941 sonbaharıydı. Bir Rus askerini esir almış- etkileyen davranışınız bu neşenin kaynağı ol-
tık. Teğmen, bana onu vurma emri vermişti. malı, öyle değil mi?”
Elleri yukarıda, silahımın önünde ormanın içi- Frisch’in dudakları titriyordu.
ne doğru yürüttüm onu. O kadar yorgundu ki “Sağlıcakla kal deyip döndü ve yürüdü dedim
ellerini havada zor tutuyordu. Yüzünde korku- ya. Silahımı kaldırdım, iki omuzunun tam or-
dan farklı şeyler görmüştüm. Gözleri derin bir tasına hiç ıskalamadan üç el ateş ettim. Teğ-
yerlere kaçtığı için seçilmiyordu. Buna çok se- men bana bir emir vermişti, silah sesi du-
vindim; öldüreceğiniz biriyle göz göze gelmek yulmadan yanına nasıl dönebilirdim ki. Evet,
kadar dehşet verici bir an olamaz. Böylesi yüz- havaya bir el ateş edebilirdiniz, diyeceksiniz.
lerdeki yazıların ölüm korkusu değil de yaşamak Ama bu aklıma bile gelmedi o zaman. Hem
korkusu olduğunu uzun yıllar sonra okuyabil- bu yüzden hiç acı çekmedim. Gözlerindeki
miştim. Yeterince tenha bir yere gelince ‘bana “yaşama korkusu”yla ormanda onu bir ba-
dön’ dedim tutsağıma, döndü. Silahımı indirdim şına nasıl bırakabilirdim ki! Ha unutmadan,
ve ona şöyle dedim: ‘Hiç korkma, ben katil deği- o kuşları da silah sesiyle havalandıklarında
lim, insanım. Seni öldürmeyeceğim.’ Bana doğ- gördüm. Bilirsiniz kuşları dallardayken çok
ru bir adım attı ve elini uzattı.’ Teşekkür ederim,’ zor görebiliriz. “
dedi; ‘sağlıcakla kal.’ O, ormanın içlerine doğru İçindeki zehri boşaltan birinin harabeye dönen
yürürken ağaçların dallarındaki kuşları ilk kez ama sakinleşen bedeninin nasıl ufalıverdiğini
fark ettim. Oysa haftalardır buralardaydık. Bir ilk kez böylesine apaçık görmüştüm.
sigara yaktım, kaynağını bilmediğim bir neşenin Frisch artık titremeyen elleriyle paketinden
hızlı adımlarıyla silahımı omuzuma atıp arka- bir sigara çıkarıp yaktı. O ilk, derin nefesi çe-
daşlarıma yetişmek için yürüdüm.” kip dumanı yukarıya doğru üfledi.
Frisch birden sarsıla sarsıla ağlamaya başladı. Mantık hatası kaçınılmazdır yalanlarda! Ben
Arkadaşım sordu:” Bu, çok erdemli bir davra- o askerin dilini bilmiyordum ki zaten!
nış, yaptığınızla gurur duymalısınız, neden ağ- Benden bu kadar, istediğinizi yazın dedi.
lıyorsunuz ki?” Vedalaştık.
Galiba onu çok dikkatle dinlediğimi göstermek
için Frisch’in cevap vermesini beklemeden ar- II
kadaşımın sorusuna bir soru da ben ekledim: “1990 yılıydı. Noel kutlamaları bir hafta önce
“Kaynağını bilmediğim neşe dediniz, bizi çok bitmişti sanırım. Berlin Duvarı yıkılalı iki ay
68 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 69
