Page 87 - ANT SANAT 12
P. 87

Yörüklerin çadırları keçi kılından kalın ve sık         ğu söylenir. Çünkü Yörüğün koyuna, kuzuya,
                    dokunmuştur. Yörük çadırını kışa girerken, su           sığıra, sıpaya bakacak adama gereksinimi var-
                    basmayacak ve aynı zamanda da rüzgârlardan              dır. Süt sağmak, yağ, peynir yapmak, çocuğa
                    korunmuş yerlerde kurardı. Rüzgâr girmemesi             bakmak, oduna, suya gitmek, çadır, çul, çuval,
                    için eteklerini taş ve toprakla bastırırdı. Stilin      kilim dokumak; yemek hazırlamak, misafire ik-
                    bir ucunu gevşek bırakır ve burası kapı olarak          ram etmek hep kadının işidir.
                    kullanılır. Kapının hemen yanına üç taş kona-           İhtiyaçları ise oldukça sınırlıdır. Buğday, arpa;
                    rak ocak meydana getirilmişti.                          gibi yem ve yiyecek satın alır; elbise ihtiyaç-
                                                                            larının  çoğunluğunu  kendi  ürünleri  ve  doku-
                    Sugeçirmez Çadırlar                                     maları ile karşılar. Ancak, yemek ve yiyeceğe
                    Çadır içinde pişirilen yemeklerin yağının bu-           verdiği para ona ağır gelir, Onun için toprak
                    ğusu  ve  çıranın  isi  çadırın  tavan  bölümüne        sahibi olmak ister. Bununla beraber Yörükler
                    devamlı  yapıştığından,  çadırın  gözeneklerini         çok tutumlu olduklarından, köylülerden bazen
                    kapatarak yağmur sularının içeriye geçmesini            daha fazla mal varlıkları vardır.
                    önler. Halk arasında bilmece olarak yöneltilen          Bütün bunlara rağmen, Yörüğün hayatı çeki-
                    “Yörük çadırından içeriye neden yağmur suyu             lir gibi değildir. Yörüğün evi “deve sırtı” dense
                    geçmez?” sorusunun cevabı bu özellikte yatar.           yeridir.  Bugün  Yörükler  deve  yerine  kamyon
                    Yörükler  kışın  uzun  süre  yurt  değiştirmez.         veya traktörlerle göç yapmaktadırlar.
                    Fakat şubatta cemre toprağa düşünce Yörük,
                    çadırının  yerini  değiştirmek  gereğini  du-
                    yar.  Taze  otlu  otlak  yerlere  doğru  taşınır.
                    Mart’ın 22’si oldu mu, çadırın pirelendiğini
                    ileri sürerek, çadırını bir başka yere daha
                    kaldırır.  Nisan  ortalarında  artık  kendi  de-
                    yimlerince  “Dağlar  selam  almaya  başlar.”
                    Yani Yörüğün bugüne kadar ıkına-sıkına ko-
                    nakladığı çevre ve çevresinde yaşayan hal-
                    ka bağımlılığı kalmaz. Çevrelerinde Yörükler
                    konaklayan  köylüler  bunu  şöyle  anlatırlar:
                    “Yörük  yayladan  gelirken  boynu  bükük  ve
                    uysal, hafif sesle selam vererek gelir. Bahar-
                    da yağmurlar kesilip, göç zamanı yaklaşınca,
                    göğsünü gererek dağlardaki çam kütüklerine
                    bile yüksek sesle selam vermeye başlarmış.”
                    Kışın çok uysal ve sessiz sedasız yaşayan
                    Yörük ilkbahar geldi mi sertleşir; çevre köy-
                    lerin şikâyetlerine yol açar.

                    Kadın, Erkekten Kaçmaz
                    Yörüklerin köylüye oranla daha çok misa-
                    fir sever ve kadınlarının da erkekten kaçma
                    adetleri yoktur. İki evlenme de yaygın oldu-





 86  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  87
   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92