Page 15 - ANT SANAT 13
P. 15
Kırkgöz Gölü’nü geçerken Karain’i anlatıyor rehberimiz
Buluntular kaç bin yıl önceye ait henüz bilen yok.
Sarnıçlar kurumuş; çoğunun ağzını taşla kapatmışlar
Çoğunu sanayi yutmuş;
Elektrik santrali saniyede ne kadar su çürütüyor?
Yakında, döküldüğü Akdeniz’i de öldürecekmiş hesap bilmezlik.
Döşemealtı’nı geçip Çubuk Boğazı’na giriyoruz
Mitolojik zamanların kervan yoluna, Akdeniz limanlarını Batı Anadolu’ya bağlayan.
“Yol biraz sonra çatallaşacak” diyor rehberimiz,
“Biri, Afrodisias üzerinden Efes ve İzmir’e
Diğeri Sagalassos’un içinden geçip Isparta, Afyon ve Kütahya’ya
Denizi ulaştıracak ve ticaret mallarını…”
Çubukbeli Anıtı konuşulalı çok olmuş lakin yapan yok,
Fikret Otyam’a şiirler ve öykülerle örülü çiçekli çelenk gönderiyoruz **
Bir de atlı tahsildara vurulan köy ağasının kızının aşk öyküsünü Mola veriyor otobüsümüzün kaptanı, buradan sonra durmak yok.
Kurşun gelip çeşme başında bulmuş, taşla ezmişler aşkın başını. Rehberimiz değişiyor moladan sonra
Kanıyor yüreğimiz. (Adını sormamışım, bu benim hatam).
İşini seven biri -kimliğini ele veriyor bilgi dili
“Akça Kız’ın göçü” deliyor havayı
Mahir, kameraya çekiyor bu yörük türküsünü Arka koltuklardan bir ses,
Gözlerimiz yüreğimizi hüzünlü bir yolculuğa çıkaracak belgeselde… “Google a baktım,” diyor, “aşıklar çeşmesi varmış…”
“Aşka inan, google’a inanma” diyor içimdeki çocuk
Ovaya çıkıyoruz, iklim değişiyor; Susuyorum.
“yağmur yağarsa” korkusunu atıyoruz içimizden Sagalassos’a çıkıyoruz Susayan oluğu bulurmuş söylenceye göre…
Sagalassos’u arıyor gözlerimiz uzakta, bulutların üstünde Sagalassos’a çıkıyoruz, yol bizi çeşme başına götürecek,
İhtimal, yağmur yok. Aşkın ateşine!
Kızılkaya ovasında “Menderes’in Develeri” ni solda bırakıp Çeşmeden daha çok, bu şehir niçin 1700 metre yüksekliğe kuruldu diye merak ediyorum. Tehdit
Sağa dönünce “ağaçayaklı türkmenlerin” şahını çağırıyor rehberimiz; mi yoksa istek miydi burayı yurt tutmayı mecbur eden? Sadece su bolluğu ve güvenlik ihtiyacı mı?
(Bozmusa dağından inip geliyor Tekeli Türkmenleri Bu kaçıncı soru?
‘şahin küçüktür amma kimseye vermez avını’
Kaostan maceraya uzanıyor düşlerimiz), Burası Olimposluların yaylağı olmalı diye düşündüm, Prometheus’un peşinde ellerinde çıralarla
Tarihe yaklaşıyoruz, dağın başı dumanlı. göç eden o ilk yörüklerin. İster misiniz, günün birinde el değmedik yerlerden çıkıversin tanrılar ve
Sagalassos göründü görünecek. tanrıçalar evi!
14 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 15
