Page 16 - ANT SANAT 13
P. 16
(Ferruh haklıymış, soyadını söylemek zor bizim için) Profesör Inge Hanım’dan yarın dinleyecekle-
rimizi bugün göreceğiz diye seviniyorum. Çünkü Türk’ün aklı gözündedir, gördüğüne inanır, diyor,
akıl tebessümüm.
“Halet Abla’yı” anımsıyorum: “Inge Hanım’a bizim yörükler çoktan Inge Yenge demiştir,” diyor, kaç
kapısından* fırlayıp gelen çocuk ve ekliyor:
“Ağlasunlular ağlamasın
Çocukların yüzü gülsün, diye, İnge Yenge neler yapmış gelin bakın:
Ecel konmuş canı sahiplenmiş
İskender’e inat, kentin eğik başını yukarı kaldırmıştır.
Yukarıda gök, aşağıda Akdeniz tanıktır,
Zaman geçer aman kalır;
Tanıktır taşın, ahşabın ve suyun sesi,
Aklı, coğrafya ve tarih buluşturmuştur.”
Kolay anlaşılmaz tarihin akışı;
Ares’i yanına alan İskender bile ikinci kuşatmada fethedebilmiştir
Dünyada “en yukarıya” merdiven dayamış bu kenti.
Çeşmeler güneşe hafiye, ki rivayet, süt yolunun başlangıcıdır
Çeşme başında Zeus, Hera ve Herkül’ün varlığı say ki buna işaret.
Duy da inanma, demiş bilge:
Gördüklerimin fotoğrafını kızıma gönderdim beş bin yıl önceden;
Akdeniz’e yakışan bir yanıt geldi,
“Adamlar savaşçı değil sanatçıymış.”
**
Akşam, onur ödülü törenindeki konuşmacı,
Derviş yüzlü Günersel’in teşekküründeki içtenliği
Gece yarısına doğru “Hammurabi’den ileti”yi okuyunca anlamış ki
Boş yazılı kağıdına öğretmeni pekiyi vermiş (Meğer ‘boşluk, kulağa çalınınca, dolarmış’).
İşte böyle sevgili okur:
Taşın toprağın, havanın suyun sesini duydum
Edebiyat Patikasını b/öyle geçtim;
Yarısı yalan yarısı uydurma,
İster inan ister inanma.
22 Kasım-17Aralık 2024
*Kaç kapısı = exit antsanat
16 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 17
