Page 25 - ANT SANAT 13
P. 25

takım adalar bir mitosun coğrafyasıdır, dolay-          bir “birlik”in kurulmasına dayanır ve ne mutlu
                    sıyla Akdeniz savaş koşullarında karşı karşıya          bu yıl Antalya’da bu amaçla buluştuk, o hal-
                    gelen, dostlukla ya da düşmanlık ilişkisi içinde        de umudu kaybetmek gibi bir seçeneğimiz ol-
                    birbirleriyle karşı karşıya gelen insanların ye-        madığını kabul edelim. Kültür alanında, Akde-
                    ridir. İşte burada insanlar arası bir iletişimin,       niz’in farklı ülkeleri arasında edebiyat ve şiir
                    alış-verişin,  temasın,  insanlar  arası  ilişkinin     bir diyaloğun somut varlığıdır bu tür kültürel,
                    uzamını düşünürüz. Aynı zamanda da “parça-              yazınsal girişimler hem gelecek için bir mey-
                    lanmış” bir insan uzamı, en temel olanın ya-            dan okuma, hem de göç, azınlıklar ve çatışma
                    şam ve ölümün uzamıdır. Dolayısıyla bu kadar            konusuna başka gözle bakma, birbirimizi daha
                    geniş, zengin ve hareketli bu alan Akdeniz, dil         iyi tanıma, birbirimizle daha iyi anlaşma fırsatı
                    üzerine  çok  çeşitli  düşüncelere  tanıklık  etti;     olarak düşünülmelidir.
                    Yazı (Mısır hiyerogliflerinden Fenikelilerin al-        O zaman bu çoğul seslerin mekânı olan Akde-
                    fabesine  kadar),  kavramsal  düşünce,  Roma            niz bölgesi için Fransız şair Yves Bonnefoy’nın
                    hukuku,  Yahudi  dini  ve  Kuran  bu  ortamda           tanımını kabul edelim: “Akdeniz şiirin anava-
                    doğmuştur.  Tüm  bu  pratiklerin  merkezinde,           tanıdır”; kurucu metinlere bakarsak, Atina’ya,
                    ötekine hitap eden sözün en eski biçimi olan            Kudüs’e,  Homeros’a,  İncil’e,  Kuran’a  uzanır
                    şiir yer alır. Yves Bonnefoy’ya göre dil, dini,         kökenleri. Bir de “yazı”nın uzamı var, yazının
                    politik  ya  da  felsefi  olmaktan  çok  önce  “Ak-     doğduğu  yer  Lübnan’ın  Byblos’unu  anımsa-
                    deniz’deki  en  büyük  kurucu  deneyim  şiirin          yalım.  Yazı  dediğimiz  şey  esas  olarak  şiirde
                    dilidir”; çünkü insan her zaman gerçekle söz-           ortaya çıkmıştır, ilk yazılı metinler şiirsel me-
                    cükleri  ilişkilendirme  ihtiyacı  hissetmiştir  ve     tinlerdir.  Homeros  ve  diğer  kurucu  figürler
                    bu ihtiyaç da şiirdir”; Bonnefoy şunu da tespit         bu  topraklarda  yaşamıştır.  Grekçe,  İbranice,
                    eder: “Şiir erken yaşlarda, Akdeniz›de doğdu.           Arapça  demek  Mezopotamya  demektir.  İşte
                    Ve neredeyse hemen yüksek sesle ve net bir              Akdeniz aynı zamanda insanlığın ve şiirin bel-
                    şekilde konuştu” (agy, s.14).                           leğinin uzamıdır.
                    Yves  Bonnefoy’nın  önsözünü  yazdığı  ve  ya-          Çoğu şair ve düşünür için Akdeniz düşünce-
                    yımında öncülük ettiği Poètes de la Méditer-            si  “açıklık”  anlamını  taşır.  Açıklık  (evidence)
                    ranée  bir  şiir  antolojisidir  ama  her  şeyden       “ışık”  ile  ilişkilidir.  Işık  ve  aydınlık/duru  dü-
                    önce bir “yürek birliği”dir: Yirmi dört ülkenin         şünce Akdenizli yazar Camus’yü de yakından
                    şiiri, bu eserle, on yedi dilde ve beş alfabede,        ilgilendirmişti.  Birçok  denemesinde  Akdeniz’i
                    okurları “mare nostrum”a yolculuğa davet et-            yazdı. Hepimiz Camus’yu Veba ve Yabancı ro-
                    miştir; yaşayan dört kuşak şair buluşmuştur ;           manlarıyla  biliriz.  Camus  Cezayir’de  doğmuş
                    -böylece  sosyo-politik  terimlerle  söyleyecek         bir Fransız’dır. Güneşin ve denizin ışığı altın-
                    olursak, çatışma ve kargaşanın sıklıkla hüküm           da doğmuş, büyümüş ve bu içsel yurttan asla
                    sürdüğü Akdeniz havzasının şiirsel bir freskini         kopmamıştır. Sonsuz topraklar ona, umutsuz-
                    sunar.  Arnavutluk,  Sırbistan,  Slovenya,  Mal-        luğa inat, insanlar arası dayanışma olanağını
                    ta, İtalya, Fransa, İspanya, Türkiye, Yunanis-          hatırlatır.  Bu  topraklar  ağır  ve  acı  çeken  bir
                    tan, Portekiz, Fas, Cezayir, Tunus, Mısır, İsrail,      coğrafyaya aittir ama Camus için kutsal geceyi
                    Lübnan,  Suriye,  Filistin,  Yunanistan,  Kıbrıs,       de barındırır, ölümle korkusuzca yüzleşmeyi,
                    Hırvatistan,  Karadağ,  Makedonya’dan  şairler          hayatın bilmecelerini küçümsemeden kaderin
                    bir araya gelmiş ve şiirsel harita sunmuşlardır.        ağır yükünü bu topraklarda üsteleneceğimizi
                    Bu  şiir  projesi  Akdeniz  için  şiirsel,  yazınsal    söyler. Cezayir ile arasındaki bu kadersel bağ





 24  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  25
   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30