Page 27 - ANT SANAT 13
P. 27

mus  yazılarında  renk  renk,  burcu  burcu  bir        li  edebi  eser  olan  “Aşık  Bir  Köle/Un  Captif
                    bitki örtüsü sonsuza kadar açmış halde durur.           amoureux” adlı eserin el yazmasını yayıncısı
                    Bu çoğulluk, bu renklerin ve ışığın zenginliği          çekmecesinde buldu, 1986’da yayımladı.
                    lirik bir gözlemdir, ama Camus’un gerçeğidir.           Jean Genet toprak, vatan veya ulus kavramla-
                    Burada  nostaljik  bir  cennet  görebiliriz  ama        rından nefret ediyordu, Filistinlileri yurdundan
                    aynı zamanda mutluluk arayışında sonsuz ile             edilmiş, kökeninden koparışmış bir halk olarak
                    bir olma bilinci vardır. Tipasa ve Djemila Ca-          gördü ve biraz da kendini onlarla bir tuttu.
                    mus için nostaljik olmaktan çok “başlangıcın”           Genet’nin bir halkın mücadelesine tanıklık etti.
                    yeri olarak belirir. Burada metafizik bir mut-          Filistin deneyimini yazmak onun için bir mü-
                    luluk yer alır. Bu “Sonsuz” denilen şey bir tür         cadele ve sevgi eylemiydi.
                    krallıktır, kökleri uzaklara uzanan ve dünyaya          “Filistinli dediğim zaman ya da Filistinli sözü-
                    ait olma mutluluğunu hisseden insanın içinde            nü  duyduğum  zaman  en  güçlü  görüntü  dört
                    yaşadığı  ülkedir  (Akdeniz),  yazmak,  sevmek          ya  da  beş  yaşında,  susuz  kalmış  çocukların
                    ve dünya ile bir olmak… Camus’nün Akdeniz               görüntüsüdür.  Ürdün’deki  Bekaa  kampındaki
                    düşüncesinde yakaladığı işte budur.                     Alman doktorlar bazılarını kurtardı. Plazmaya,
                    Camus  Akdeniz’in  kıyısında  uzanan  bu                cihazlara, sabra ihtiyaçları vardı. Yani çocuk-
                    toprakları,  kayaları,  taşları,  geçmişten  bugü-      ları öldürmenin birkaç yolu var. Yavaş ölüm,
                    ne kalan harabeleri de sonsuzlukla ilişkilendi-         yıldırım  çarpması  kadar  amansızdır.  Filistinli
                    rir. Anlatıcı eski ören yerlerinde harabelerde          anneler revire kollarında küçük kuru bir yığın
                    dolaşırken bir zamanlar zafer peşinde iktidar           getirdiler:  çocuklarıydı  bunlar.  Onların  öldü-
                    peşinde nice görkemli yapılar inşa etmiş eski           ğünü  gördüm”  (Un Captif amoureux,  Galli-
                    uygarlıkları düşünür. Bir zamanlar insanın ver-         mard, 1986)
                    diği şekli kaybetmiş bu taşlar doğaya dönmüş-           Evet  Jean  Genet,  1970’ten  1972’ye  kadar,
                    tür, doğal haline geri dönmüştür. İnsan doğası          kamplarda, üslerde, dağlarda, onlarla birlikte
                    kısa ömürlüdür ve doğa her şeyi bir gün geri            yaşadığı  Filistinlilerden  bahsetti.  Bu  anlatısı
                    alır. İmparatorluk simgesi yapılar taşa topra-          deyim yerindeyse “ikona kırıcı” ve “ezber bo-
                    ğa bazen de denize geri döner. Sonlu olan ile           zan” yazarın Fransa’ya ve Avrupa’ya tepkisiy-
                    sonsuzun birlikte soluk alıp verdiği bir yerdir         le birlikte düşünülmelidir, Genet zor durumda
                    Akdeniz.                                                olanların haksızlığa ve Batı’nın nefretine ma-
                    Akdeniz ve barış izleğinde anmak istediğim bir          ruz kalanların yanında olmayı tercih etmişti.
                    diğer Fransız yazar ise Jean Genet;  “Aşık Bir
                    Köle”  başlıklı  anlatısı  Avrupalıların  ezberini      Bugün dünya ile ilişkimizde insanın her şeye
                    bozan  bir  anlatı  olmuştur.    1970’in  sonlarına     gücü yeten bir varlık olmadığını kabul ediyo-
                    doğru,  Amerika  Birleşik  Devletleri’nde  Kara         ruz. Bu farkındalığa pahalı bedeller ödeyerek
                    Panterler’le  uzun  bir  süre  geçirdikten  son-        ulaştık.  Doğayı,  insanı,  ötekini  ve  kendimizi
                    ra, Jean Genet Ürdün›deki Filistin kamplarını           dinlemenin en önemli yolu “edebiyattan geçi-
                    ziyaret etmek üzere davet aldı. Genet bu teklifi        yor. Akdeniz düşüncesini yeniden düşünmek,
                    kabul etti, ancak birkaç günlük bu ziyaretin iki        üzerinde  yaşadığımız  ve  komşu  topraklarda
                    yıl  süreceğini  ve  Filistin  halkıyla  görüşmesi-     olan  bitenleri  farklı  bir  bilinçle  yeniden  yo-
                    nin hayatında ciddi bir yer tutacağını tahmin           rumlamak için edebiyata yüzümüzü dönmenin
                    etmemişti. On altı yıl sonra öldüğünde, Batılı          zamanıdır.
                    bir yazarın Filistinlilere ithaf ettiği en önem-
                                                                                                                  antsanat




 26  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  27
   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32