Page 39 - ANT SANAT 13
P. 39
Böyle diyor 1863’te İskenderiye doğup eğiti- zanımlar olamaz mı? Aynı makalede Jouanny,
mini İngiltere’de alan, 1882-85 yılları arasında bu deniz sevgisinin nedense romanlara yansı-
İnstanbul’da da yaşadıktan sonra tekrar doğ- madığını, orada denizin sadece bir süs, yabancı
duğu kente dönüp 1933 yılında ölen Yunanlı bir varlık olarak yer aldığını söyler. Ona göre
şair Konstantinos Kavafis. “Bir başka ülkeye, romancılara deniz karşı kıyıdaki Türklerle olan
bir başka denize giderim dedin” diye başlayan çatışmalarını hatırlatır ve onların dikkati halk-
şiirinde “Yeni bir ülke bulamazsın, bir başka larının düşmanla mücadelesine odaklandığı için
deniz bulamazsın, / Bu şehir ardından gelecek- deniz romanlara bir karakter olarak girmez.
tir” (“Şehir”) demesinden destekle kendisinin
daha çok bir kent şairi olduğu söylenir. Ama bu Şiir söz konusu olduğunda ise durum farklıdır.
dizelerde, ülke ve denizi aynı düzlemde düşün- Şairler için deniz etkileşimde bulunacakları,
düğünün, denizsiz bir ülke hayal etmediğinin farklı işlevleri ve anlamları bulunan etkin bir
farkına varalım. Sıklık sırasına göre şiirlerinde öznedir ki benim de Cevat Çapan izlenimim her
İskenderiye, Antakya, Roma, İstanbul, Beyrut, Yunanlı şairin ruhunda Odisseus’tan bir par-
Atina ve antik Isparta’dan söz eder ama görül- ça olduğudur. Edebi yapıtlarda dış dünyadaki
düğü gibi bunların hepsi Akdeniz Havzasında her yolculuk aynı zamanda insanın içine doğru
bulunan kentlerdir ve adını açıkça belirtmese yaptığı bir yolculuktur. Ortaçağda bir şövalye
de Truva savaşı sonrası yolunu kaybedip Ege düşünün, emri alır, ejderhanın elinde tutsak
denizinde maceradan maceraya yelken açan prensesi kurtarmak üzere yola çıkar. Bu arada
Odysseus’a hitaben yazdığı bu dizelerde de- türlü engelleri aşmak zorunda kalır, en sonun-
niz varlığını hep duyurur. Yolculuğu sırasında da ejderhayı, öldürür ve prensesle birlikte geri
büyücülerle, tek gözlü devlerle, baştan çıkarıcı döner. Bu tecrübe ona kendi gücünü, kapasi-
şarkılar söyleyen Sirenlerle ve daha ne engel- tesini, içindeki korkuları ve bir takım evrensel
lerle mücadele etmek zorunda kalan Odysseus değerleri tanıma imkanı sağlamıştır. Kavafis’in
Ionya denizinde bir ada olan memleketi Itha- bahsettiği işte böyle bir kazanımdır, kahraman
ka’ya bir an evvel dönmek istiyor olabilir, fakat deniz yolculuğu sayesinde “öteki”ni, dolayı-
aslında kentin ona vadedeceği çok şey yoktur. sıyla onun aynasında kendisini tanıyacaktır.
Aksine Ithaka sadece ona asıl büyük kazancı Bu yüzden şiirin sonunda tek bir İthaka’dan
sağlayacak olan deniz yolculuğuna çıkmak için değil, İthakalardan söz eder. Odisseus memle-
bir sebepten ibarettir. ketine varıp nihai olarak oraya yerleşmemeli,
sürekli başka ülkeler, ülküler peşine düşme-
Nitekim, “Çağdaş Yunan Şairlerinde Akdeniz lidir. 19uncu yüzyıl İngiliz şairi Alfred Lord
Tasavvuru” adlı makalenin yazarı Robert Juo- Tennyson, “Ulysses” adlı şiirinde memleketine
anny’e göre, adını Uranus (Gökyüzü) ve Ga- döndükten sonra günlük hayatın sıradanlığın-
ia’dan (Yeryüzü) alan Aegeon, yani Ege denizi dan bıkan yaşlı Odysseus’u konuşturur. Nefes
Yunanlılar için mitik bir varlık haline gelmiş, almak yaşamak değildir onun için, o solan her
onların denizci bir ulus olmasını sağlamış, Je- ufkun ötesine geçmek, batan bir yıldızın pe-
anne Tsatsos’a “Deniz benim kanım, ebediyete şinden koşar gibi bilginin ardına düşmek ister
dek” dedirtecek kadar kimliklerini belirleyen ve işte bu bilginin kaynağı denizdir. Bir yandan
önemli bir unsur olmuştur. Odisseus’un yıllar ise doğrudur, birazdan anacağım şiiri dışında
süren gecikmesinin nedeni bilinç altında yatan başka da denizden söz ettiğini duymayız Ka-
Kavafis’in yukarıdaki şiirinde işaret ettiği ka- vafisin, Odisseus’a denizlerde
38 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 39
