Page 46 - ANT SANAT 13
P. 46

Amaziğ  ve  Arapça  seslere  karıştığı  Vahran/         taki  şiirleri,  doğrudan  İtalyancadan  yapılan
              Oran Denizi.                                            Arapça  çevirisinden  okudum,  İngilizce  çevi-
              Sonra Tanca’ya gittim. Faslı bir arkadaşım beni         riyle de karşılaştırdım (Montale, 2010, 1998).
              Akdeniz kıyısının son noktasına kadar götür-            Montale’nin  şiirine  ilk  dikkatimi  çeken  Subhî
              dü. “Suya gir, bakalım ne hissedeceksin?” Ben           Hadîdî’nin bir sunumu oldu (2022). İtalyan şa-
              de onun dediğini yaptım. Su sıcak ve soğuktu.           irin bu şiirleri, bir yandan şairin genel olarak
              Arkadaşım “Burası Akdeniz’in, Atlas Okyanu-             doğayla, özel olarak da denizle kurduğu ilişki-
              su ile birleştiği yerdir,” dedi.                        nin erken bileşenlerini, diğer yandan da daha
              Böylece  İskenderiye,  Beyrut,  Tunus,  Ceza-           derin  bir  arka  planda  –belki  de  o  dönemde
              yir’de  yüzdüm  ve  Akdeniz’in  Tanca  yakınla-         İtalya’da yükselen faşist hareketlere karşı bir
              rında Atlas Okyanusu ile buluştuğu son nok-             tiksintiyle– kıyı havasına, Ligurya bölgesinde
              taya ulaştım. Hayatım boyunca tek bir denize            geçirdiği çocukluk anılarına ve pastoral şiirin
              girmeme izin verilmedi: Filistin Denizi. Akka,          ruhuna duyduğu eğilimi ortaya çıkarıyor.
              Hayfa,  Yafa,  Aşkelon  ve  Gazze’de  Akdeniz’e         Mahmud  Derviş’ten  seçtiğim  şiirlerden  “Ak-
              ulaşmam hep engellendi.”                                deniz  Sahilinden  Çıkış”  1973’te  yayımlanmış.
              İzzeddin  Menâsire’nin  kalemiyle  şekillenen           Şair,  o  sırada  Filistin  dışındadır.  Önce  Kahi-
              Akdeniz’in  poetiği,  yalnızca  coğrafi  bir  ala-      re’de, sonra Beyrut’ta bir “direniş şairi” olarak
              nı değil Filistin halkının yaşadığı derin acıları,      şiirini geliştirmeye devam ederken Arap şiirin-
              sürgünleri ve kayıpları da yansıtmaktadır. Ak-          de gelişmekte olan modernist hareketlere ka-
              deniz, yazar için hem fiziksel bir mekân hem            yıtsız kalmamaktadır.
              de içsel bir yolculuğun sembolü. Yüzdüğü her            Mahmud  Derviş’in  “Ölü  Denizde  Bir  Kenan
              deniz, anıların ve geçmişin izlerini taşıyor. Her       Taşı” başlıklı şiiriyse 1991 yılına ve şairin Filis-
              kıyı, kaybolan bir kimliği ve geri dönülmeyen bir       tin  Kurtuluş  Örgütü  Yürütme  Komitesi’nden
              geleceği  simgeliyor.  Ancak  tüm  bu  zorluklara       istifa ederek muhalefetini ilan ettiği Oslo An-
              rağmen, Akdeniz aynı zamanda umut, arayış ve            laşmaları  ile  sonuçlanan  Filistin-İsrail  müza-
              direniş alanı. Akdeniz’in sularına dalmak, aynı         kerelerinin  yapıldığı  süreçte  yazılmıştır.  Şiir,
              zamanda Filistin’in kaybolan kimliğine, sürgün          estetik anlamda Derviş’in şiir projesinde yeni
              edilen  halkına  ve  özgürlük  mücadelesine  bir        bir aşamaya işaret ettiği gibi lirik şiir ile epik
              adanmışlık ve tanıklık anlamına geliyor.                temanın  etkileşimli  bir  şekilde  harmanlan-
              Akdeniz, şairin hayatında sürekli bir varlık olsa       masını arayan modernist şair olma yolundaki
              da Filistin sahillerine ayak basamamak, onun            yeni arayışlarını da gösterir.
              bu büyük denizle olan ilişkisini her zaman ek-          Kendisini  Arapça  yazan  Akdeniz  şairi  olarak
              sik bırakır. Metin, Akdeniz’in yalnızca bir deniz       tanımlayan  Suriyeli  Nuri  el-Cerrah’ın  “Akde-
              değil, tarihsel ve kültürel bağlamı itibariyle bir      niz’in Doğusundan Çıkış” adlı şiiri ise 2018’de
              halkın hikâyesini, kimliğini ve umudunu taşı-           yayımlandı.  Nuri  el-Cerrah’ın  şiiri  Akdeniz’i,
              yan bir metafor olarak nasıl işlediğini de vur-         bir  coğrafi  mekân  olmanın  ötesine  taşıyarak
              guluyor.                                                insanlık  tarihinin,  medeniyetlerin  ve  bireysel
                                                                      varoluşun metaforu olarak işler. Şairin Akde-
              ***                                                     niz’le kurduğu ilişki hem somut hem de soyut
              Eugeni Montale’nin “Akdeniz” şiiri, 1925’te ya-         düzlemlerde, sürgün deneyimleri, tarihsel acı-
              yımlanan “Mürekkepbalığının Kemikleri” (Ossi            lar ve kültürel mirasla harmanlanıyor.
              di Seppia) adlı ilk şiir kitabında yer alır. Kitap-     Bunlar, üç şairden ele alınan dört şiirin arka





        46    Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                                                                                                                                                  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  47
   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51