Page 49 - ANT SANAT 13
P. 49
balığının Kemikleri”nde neredeyse her şiirine yüzü kendi topraklarından uzakta. Ben keli-
deniz eşlik ediyor. Gittiği yerde deniz olmasa melerimden.
da şiirlerde devamlı bir deniz ve yüzme hali Deniz, deniz seviyesinin altına iniyor, yüzsün
seziliyor. Mahmud Derviş ve Nuri el-Cerrah’ın diye kemiklerim ağaçlar gibi suda. Yokluğum
şiir külliyatında “deniz” ve türevlerinin geçtiği bütünüyle ağaçlardan ibaret. Kapımın gölgesi
yüzlerce örnek saymak mümkün. dolunay. Annem bir Kenanlı ve bu deniz sabit
Montale, Derviş ve el-Cerrah şiirleri arasında bir köprüdür kıyamet günlerinin geçişine.”
fark edilebilecek şiirsel, imgesel ve estetik or-
taklıkların başında eski ya da yeni tarih belle- Nuri el-Cerrah’ın “Akdeniz’in Doğusundan Çı-
ğinin işe koşulması yer alıyor. Montale, şiirinde kış” şiirinde bahsettiğim durum ise şu şekilde
faşizmin yükselişi karşısında pastoral, doğal ve somutlaşıyor:
hatta metafizik boyutlar öne çıkarken, bu durum “Bir defasında bir gemiye kaptan olmuştum
Mahmud Derviş’te Gazze Şeridi’ne aidiyetin, İs- Körlük basmıştı her yanı, karadan eser yoktu
rail kuşatmasına karşı direnişin ve Filistin kimli- Ve ufku keşfetmiştim kurtarmak için seni
ğinin vurgulanması şeklinde tezahür ediyor. Nuri Şehirler kurmuştum, surlar yükseltmiştim
el-Cerrah’ta ise Akdeniz bir hafıza mekânı olarak Risaleler yazıp elçiler göndermiştim
sunulurken geçmişin izleri bugüne taşınıyor ve Bundan mı şimdi böyle karaya kapatarak
bu izlerin hem bireysel hem de toplumsal dü- Ödüllendirmektesin beni?
zeyde nasıl yankılandığını gösteriyor. Şiirin arka
planında geçmişin trajedileri şimdiki zamanın Artık bana ait bir şey yok bu çılgın gezegen
trajedileriyle birleşerek bir aidiyetsizlik ve ya- üzerinde
bancılaşma hissine yol açıyor. Ne doğu var ne batı
Eugeni Montale “Akdeniz” şiirinde şöyle diyor: Bir şey görmüyorum günlerimin enkazı dışında
“Fakat ne zaman baksam Günlerimin göğü altında
Dalgaların kıyılarda hafifçe sürüklenişine Yangınların dumanından
Bir hayret sarar bedenimi Ve sonların küllerinden başka.
Hafızasını yitirmiş birinin
Doğum yerini hatırlaması gibi.” (2010: 96). Burada ne bir dağ var
Ne de bir şehir.
Mahmud Derviş ise “Ölü Deniz’de Bir Kenan
Taşı” adlı şiirinde şöyle diyor: Limanda iki asker
“Ve ben benim, meşenin gövdesinde yıldan Üstümü başımı arıyorlar
yıla yeşeren. Ve kader biçiyorlar bana
Bu benim, bu ben benim. Ve benim mekânımda Artık yüzüm yabancı değil
bu mekân. Limanlarda
Şimdi seni görebiliyorum, nasıl geldiysen geç- Havaalanlarında
mişte; ama sen görmüyorsun beni. Sınır kapılarında
Şimdi, şimdimin yarınını aydınlatıyorum geç- Her günün ve herkesin hikâyesi benim.
mişte.
Ve Zamanım uzaklaştırıyor beni mekânımdan. Kırık teknenin kör dalgaya
Sonra mekânım uzaklaştırıyor zamanımdan. Seslenen nidasıyım.
Bütün peygamberler ailemdendir, fakat gök- Var idim ama olmadım.”
48 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 49
