Page 52 - ANT SANAT 13
P. 52
Akdeniz Kültürü ve Şiirimiz
Ahmet
TELLİ
A kdeniz kültürün, mitolojinin, üzerinde birtakım anlamadığım dillerden söz-
uygarlığın bir havzasıdır. Böyle
leri barındıran bu yazıt benden önce vardı,
benden sonra da varolacak. doğayı yitirdik
olunca çevresindeki ülkelerin ve
Türk şiirinin de beslenme, etki-
lenme, anlama, anlamlandırma belki, ama bir akdeniz çocuğu ‘her şey akar’
diye sesleniyor bize hâlâ. insanlığın bütün
mekânı olagelimiştir. Nitekim Cemal Süreya değerleri kendini koruyor; onca olumsuzlu-
“Ortadoğu” adlı şiirinde şöyle söyler: ğa, zorbalıklara karşın. dünyanın bir çekirde-
-Uygarlık kuzeye çekilirken ği varsa, bu çekirdek akdeniz olmalı. çünkü
Akdeniz kıyılarına iki nöbetçi dikti bu dünyadaki bütün ‘ilk’lerin serpilip geliştiği
Güneşi bir de şiiri yerdir akdeniz. insanın kendi kendini ve tüm
evreni sorguladığı bir bilinçlenmedir. ‘soru so-
Bu lirik yaklaşım Cemal Süreya’dan daha genç; ruyorum, öyleyse varım’ der akdeniz insanı.
genç olduğu kadar naif bir şairin Ahmet Er- herkesin bir akdeniz’i vardır. giderek, bütün
han’ın Alacakaranlıktaki Ülke kitabının son dünya milyonlarca küçük küçük akdeniz’in bir
sayfalarında devam eder. Akdeniz kültür ikli- araya gelip toplaştığı yerdir. insanın kendi var-
minin ve tarihinin metne sızdığını görürüz. lığının bilincine varması böyle başlar. (…)”
Metin şöyle; Akdenizlilik, Cumhuriyet’in eşiğinde kimi ay-
“ve her şey akdeniz’in bilincine varmakla baş- dınlarca yeni kültür arayışlarına yönelmiştir.
ladı. atlasları açıp bakmadım. turistik rehber- Yahya Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi
lerden de sözetmeyeceğim size. bu eğer bir adlarla deyimlendirilen Nev Yunanilik kavramı-
yitik cennetin özlemiyse, akdeniz’in genel dır bu. Bir süre sonra sönümlense de bu kültür
görünümüyle bugün artık bir cenneti çağ- arayışları Mavi Yolculuk ile solgunlaşarak sür-
rıştıramayacağı bilinir. her şeyin anamalcı müştür. Azra Erhat, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi
bir düzenin çarkına koşulduğu bir dünyada adlar anılabilir burada. Ama asıl Milli Edebiyat
gözlerimi ellerimle kapatıp bir akdeniz gö- evresidir Nev Yunaniliği solgunlaştıran.
rüntüsü çizmiyorum duvarlara. bugün insan
akdeniz’e gidince ırzına geçilmiş bir kadının Akdeniz, burayı niteleyen her şairi yahut en-
karşısında duyduğu o kederi duyabiliyor ancak. telektüeli naif, kırılgan ve romantik mi kılar?
yine de her şey akdeniz’in bilincine varmak- Hayır, öyle değil. Sözgelimi Melih Cevdet ile
la başladı. akdeniz’de ben kendi geçmişim ve Oktay Rifat şiirinde şairenellikten uzak bir po-
geleceğimle birlikte tüm insanlığın geçmişini etikayla karşılaşırız.
ve geleceğini buldum. dokunduğum bu taş, Garip şiirinden Kolları Bağlı Odysseus ile ko-
52 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 53
