Page 53 - ANT SANAT 13
P. 53

pan Melih Cevdet, Edip Cansever’in deyişiyle            2.
                    düşüncenin şiirine yönelir. Deniz ve mitoloji-          Evreni tostoparlak uyur böcek
                    de Ege’den Akdeniz’e oradan da varoluşsal ol-           Düşünde gökleyin kocaman
                    gunun sorunsalına uzanır. Melih Cevdet’te bu            Gök mü yoksa böcek mi önce
                    Göçebe Denizin Üstünde, Teknenin Ölümü’yle              Duruşur bir anda geçmişle gelecek
                    devam eder. Güneşte ile Yağmurun Altında’da             Geyik akarsurları özlediğince
                    lirizme dönse de Melih Cevdet, düşüncenin şi-           Hem su hem geyiktir akan
                    irinin önemli bir halkasıdır edebiyatımızda. Bir        Düşle gerçekleyin iç içe
                    şiir sunalım isterseniz:                                3.
                                                                            Bildik bakışları ile süzerdi beni
                    LİKYALI KADINLAR                                        Aynasında sarılaştığım nehir
                    Değer miydi bunca kızgınlığa,                           Çekirgelerle büyürdüm üç adımda bir
                    Gidip ayağa kaldırmaya denizi,                          Çekirgeler kuru yıldızları yerdi
                    Tüm toprak tuza boğulsun da,                            Acıkmış bir güneşin öğle dikenleri
                    Kurusun zeytinli Likya?                                 Çıngıraklarla havayı titretir
                    Ve dalgaların, başta kanatlı at,                        Tanrısal uykularını bilerdi


                    Görünce köpüre köpüre geldiğini,                        Melih Cevdet’te Oktay Rıfat’ta neşet eden dü-
                    Kıyıya yürüdü Likyalı kadınlar,                         şüncenin şiiri, belli ki onların Latin şiiriyle ta-
                    Konuşmadan aralarında,                                  nışmalarının  sonucudur.  Nitekim  onların  şiir
                    Kaldırdılar uzun eteklerini,                            çevirilerindeki tercihleri de bunu gösterir. Ok-
                    Dalgalara gösterdiler tüylü, kabarık                    tay Rıfat’tan da bir örnek verelim:
                    Yerlerini çırılçıplak.
                    Sallanır tüy ve saç rüzgarda…                           İlkyaz, yeni yürüyen çocuk gibi ovada
                                                                            adımlıyor.
                    Utandı deniz, durdu önce                                Güneş körpe. Işınlarda sütlü incir tadı var.
                    Sonra ağır ağır geriledi.                               Damlar kapılarını camlarını açıyor doğaya.
                                                                            Masalara örtüler serildi kahvede. Çamaşır
                    Yine  de,  “Geyik  suları  özlediğinde/hem  su          mandallarıyla tutturmalı eteklerini uçarlar
                    hem geyiktir akan” diyen Melih Cevdet’in Kol-           yoksa
                    ları Bağlı Odysseus’undan şu bölümleri sun-             martılara uyup iskeleye kayıklara doğru.
                    mak isterim:                                            Kahve boş baştan başa. Bir kedi tortop rıhtım
                                                                            duvarında.
                    Birinci Bölüm                                           İskemle sırtını dayamış buluta, uykuda.
                    1.                                                      Bir gelse, demli bir çay yap, diye seslense
                    Ağır bir zamandı sürekli ve anısız                      kahveciye,
                    Gözden önceki göz içinde yalnız                         bir kadın çömelse çıkınını bırakıp yere, terini silse,
                    Somut hayvanlar yürürdü hayvanlarla                     yalınayak çocuk, omuzunda sandığı, sorsa:
                    Ağaçtan önceki ağaçlar büyürdü                          Boyayalım mı ağabey!
                    Açardı hasatsız gökyüzünü                               Olacak bütün bunlar. Yaz gelecek. Gök ham,
                    Ustan önceki sabah kanlarla                             mavilik taze.
                    Bulut tapınağında bir yıldız                            İskemleler deniz üstünde, masalar, tente.





 52  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  53
   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58