Page 57 - ANT SANAT 13
P. 57
veri yüzyıllarca hüküm sürdüğü, üzerinde ku- kup Kadri de “Siyah Saçlı Yabancı ile Berrak
rulduğu Anadolu’nun kadim kültürüne hiç ilgi Gözlü Genç Kızın Sözleri” başta olmak üzere
göstermemiş, Bizanso-Arap bir müzik, ede- Alp Dağlarından kitabında yer verdiği yazıları
biyat, gelenek zevkinin içine sıkışıp kalmıştır. kaleme alır. “Bahrı- Sefid havza-i medeniyye-
Şemsettin Sami iledir ki bu cehalet körlüğünün ti” fikrinden yola çıkılarak oluşturulan ve iki
zincirleri kırılmış, küçük de olsa Akdenizliliğe yıl kadar ömrü bu harekete o yıllarda henüz
bir kapı açılmıştır. Açılan bu kapıdan beklen- lise öğrencisi olan genç şairlerden Salih Zeki
diği kadar hızlı girişler olmasa da bir ilgi halesi (Aktay) daha bir gönülden bağlanmış olmalı
oluşmuş, bir süre sonra Tevfik Fikret o meşhur ki üstatları bir süre sonra Nev-Yunanilik ha-
“Promete” şiirini kaleme almış, aydınlanmanın reketinden vazgeçmişlerse de Salih Zeki ömrü
yolunu mitik bir serüven üzerinden çizmiştir. boyunca bu noktadan ayrılmamış, 1930’lardan
Kendisi de sadece bir şair değil aynı zamanda 60’lara Asya Şarkıları, Persefon, Titan vd. gibi
bir öğretmen olarak adeta Promete gibi dav- şiir kitaplarıyla adından söz ettirmiştir.
ranmış, sultanların sarayını şaşaalı kılmak için
kullanılan ateşi çalarak çocuklara ve gençlere Edebiyata Halide Salih imzalı yazılarıyla adım
armağan etmiştir. Haluk’un Defteri ve Şermin atan Halide Edip, Akdeniz’e ve Akdenizliliğe
kitapları bunun göstergeleridir. yoğun ilgi gösteren yazarlardandır. Seyahat
günlüklerinde, romanlarında, mektuplarında
Bu hazırlık aşamalarından sonra, XX. yy. baş- hem Batı hem de Doğu Akdeniz kültürüyle
larında Yahya Kemal ve Yakup Kadri’nin baş- yakından ilgilendiğini gösteren notlar vardır.
lattığı Nev-Yunanilik (Yeni Yunancılık, 1912) Türklerdeki “devlet-i ebed-müddet” yani son-
hareketi Türk edebiyatında Akdenizliliğe yö- suz ömürlü devlet fikrinin Roma İmparator-
nelişin ilk büyük adımı sayılmak gerekir. Yahya luğu’nu tanımlayan “eternal Rome” fikrinden
Kemal, harekete neden ve nasıl yöneldiklerini geldiğine temas eden Halide Edip, Şarklılıktan
şöyle anlatır: “Gerek şiiri ve gerek nesri, bir uzak bakış açısıyla Batı’ya açılan önemli pen-
türlü anlamakta Yakub Kadri ile anlaşmış, yaşlı cerelerimizden biridir.
ve genç bazı arkadaşlara görüşlerimizi anlat-
maya koyulmuş ve kendimize göre yeni bir çı- 1940’lara gelindiğinde Akdenizlilik tartışmala-
ğır açmağa heveslenmiştik. O vakit Nev-Yuna- rında ciddi bir aşamaya geçilir. Anadolu uygar-
niler ve Nev-Yunanilik adlandırmaları ortada lığının Antik Yunan mitolojisi üzerinden tartı-
bir süre dolaşmış, bazen iyi, bazen kötü görüş- şıldığı, devletin yöneldiği Batı medeniyetinin
lere/tepkilere sebep olmuştu. En iyi görüşler- köklerinin araştırıldığı bu yıllarda edebiyatı-
den ta Latinlere ve Yunanilere kadar Avrupa mızda Mavi Anadoluculuk akımı kendini gös-
zevklerine nüfuz etmekte az görülen bir kud- terir. Cevat Şakir (Halikarnas Balıkçısı), Azra
reti olan Yakub Kadri, bu anlaşmamızın daha Erhat, Vedat Günyol, Sabahattin Eyüboğlu gibi
ziyade nesir tarafını kolluyordu ve aynı za- edebiyatçılar bir yandan kapsamlı araştırmala-
manda Yunan ve Latin tadında belirmiş Türkçe rıyla, diğer yandan ortaya koydukları eserlerle
satırların örneklerini ortaya koyuyordu… Ben, (roman, öykü, deneme, sözlük…) Antik kültü-
o vakit, bu anlaşmamızın, daha ziyade şiir tara- rün Anadolu kökenli olduğu, dolayısıyla ede-
fı ile uğraşıyordum.” Yahya Kemal, bu anlayış biyatta da Antik Yunan ve Roma miraslarının
çerçevesinde “Bergama Heykeltraşları, Biblos iyi değerlendirilmesi, kaynak olarak görülmesi
Kadınları, Sicilya Kızları” başlıklı şiirlerini; Ya- gerektiği fikrini işlerler. Halikarnas Balıkçısı
56 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 57
