Page 60 - ANT SANAT 13
P. 60
Edebiyatımızda Akdeniz*
Gülümser
ÇANKAYA
Herkese merhaba, hoş geldiniz. iki kelime arasında kavramsal bir akrabalık ol-
duğunu düşünüyorum. Şöyle ki; edebiyat, es-
Edebiyatımızda Akdeniz temasını konuşmak tetik haz ve güzellikten öte bir şeydir. Deniz
üzere burada toplandık. Akdeniz kültürü, Ak- de öyle, romantik bir manzaranın ötesinde bir
denizlilik, Akdeniz ruhu, Akdeniz ve şiir gibi şeydir. Her ikisine de gittiğimizde farkında ol-
Akdeniz odaklı temalar çeşitli zamanlarda ko- duğumuz ya da olmadığımız ne çok faydayla
nuşuldu, konuşulacaktır. Bu yüzden ilk duydu- döneriz. Bir özgürlük, bir varsıllık, bir yaşa-
ğumuzda konu bize “klişe” gelebilir. Ama öyle mışlık hissi kuşatır bizi.
değil. Çünkü Akdeniz bir organizmadır. Tıpkı
edebiyat gibi o da canlı, soluk alıp veriyor, sü- Edebiyat bize, “Bizi gerçeğin elinde ölmekten
rekli kendini yeniliyor, değişiyor. Ömrünü Ak- kurtaracak üst bir yaşam sunar.” der Nietzs-
deniz’in kıyısında geçirmiş, geçirmekte olan che. Çünkü “İnsan aşılması gereken bir var-
biri olarak bunu yakından biliyorum. Kimi gün lıktır.” Önerdiği “üstinsan”a belki bu sayede
yürümek için, kimi gün yüzmek için, kimi gün edinilen erdemlerle ulaşılabilir ki edebiyat,
düşünmek için benim sahile inmediğim gün olayları somut hale sokmakla felsefenin so-
yoktur. Onun her sabah farklı dalgalandığını, yutluğunu giderir. Daha önce fark etmediğimiz
her gün başka yansıdığını, değiştiğini ama hiç duyguların, düşüncelerin, yaşam biçimlerinin
eskimediğini bilirim. Deniz her gün aynı ama farkına varmamızı sağlar.
her gün başkadır. Eskimez… İlhan Berk’in «Üç
kez seni seviyorum diye uyandım» adlı şiirinin Orhan Veli’nin Ciğercinin Kedisi ve Sokak Ke-
son dizesi benim imgelemimdeki Akdeniz disi ile kucağımıza bıraktığı sınıfsal duyarlık,
ruhuyla örtüşür: «Eskitiyorum eskitiyorum ka- Dostoyevski’nin ruhumuzda yarattığı geniş-
lıyor ne kadar güzel olduğun.” Akdeniz, benim lik ve açıklık, Ursula K. Le Guin’in bilin dışına
kendimi ait hissettiğim coğrafyadır. Kimliği- uzanan fantazyası, Tanpınar’ın doğayı ve za-
min, karakterimin, edebi duruşumun, şiirimin manı estetize edişi, Nazım Hikmet’in sözcük-
şekillenmesinde etkisi büyüktür. Ne zaman de- lerindeki evrensellik, Kazancakis’in hissettir-
nize baksam, Romain Gary’in Şafakta Verilmiş diği şenlik, özgürlük aşk… Deniz değilse nedir?
Sözüm Vardı romanında geçen o çok sevdiğim Öte yandan, yumurtadan çıkar çıkmaz denize
cümleyi yaşarım: “Ne zaman denize baksam yönelen caretta caretta yavrularının her biri
boğulan mutlu bir insana dönüşüyorum.” bir direnme hikayesi değil mi? Savaşlardan ya
da doğal afetlerden kaçıp yerini yurdunu terk
Edebiyat ile deniz sözcüğünün bende yarattı- etmek zorunda kalan mültecilerin, boğulan,
ğı çağrışımlar birbirinden çok farklı değil. Bu kıyıya vuran çocukların her biri denizin yazdığı
60 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 61
