Page 69 - ANT SANAT 13
P. 69

kendisini  omzunda  taşıyan  genci  kovalarken          rif  Dino  kardeşler  Adana  Erkek  Lisesi’nden
                    gördük. “Lan bana da mı?” diye bağırıyordu.             geçiyor.  Turhan-İlhan  Selçuk  kardeşler  Ada-
                    Yılmaz  Güney  bir  gün  ders  sırasında  İstiklal      na Demirspor’da top oynuyorlar. Bunları ben
                    Ortaokulu’na geldi. Derse giren öğretmenimi-            Füruzan’dan dinliyorum. Anlattıklarında Nihat
                    zin bizi durdurmak istemesine karşın sınıfı bo-         Ziyalan da var, ona sor diyor Füruzan. Nihat
                    şalttık. Bütün sınıflar bir anda boşaldı. Yılmaz        Ağbi’ye, Sydney’e yazıyorum tabii.
                    Güney’in çevresini sardı. Çocukluk, ilkgençlik          Şehrimizin adı Adana, ama Adonis olarak da
                    yıllarımızda Yılmaz Güney’in tartışmasız ayrı           kalabilirdi. Bu iki ad olmasa, şehrime en çok
                    bir  yeri  vardı.  Özdemir  İnce’nin  bir  yazısın-     “Melekgirmez” adını yakıştırırdım. İşte bu Me-
                    da  okudum;  Yılmaz  Güney,  Nihat  Ziyalan  ve         lekgirmez’e  bir  gün  Füruzan’ın  yolu  düşmüş
                    Özdemir  İnce’nin  Adana-Mersin  buluşmaları            ve ona, “Yavrum, sen buraya nerden düştün?”
                    olurmuş, edebiyat konuşurlarmış…                        diye  laf  atmışlar.  Gülümseyerek,  “Bana  yeni
                    İlk gençliğimizde belediyenin tiyatrosu vardı,          sermaye  olarak  bakmışlar”  demişti.  Çeşitli
                    işçi  tiyatroları  vardı.  Aziz  Nesin’in  Yaşar  Ne    söyleşilerde  ve  metinlerde  Adana’yı  anmasa,
                    Yaşar Ne Yaşamaz oyununu belediyenin tiyat-             Adana  yıllarından  pek  söz  etmese  de,  Füru-
                    rosunda  izlediğimi  anımsıyorum.  O  yıllardan         zan’ın  bir  Adana’sı  var(dı).  50’lerin  sonların-
                    tanıdığım Ercan Kont var. Adana’da yazar ör-            da Adana’da, Seyhan Nehri kıyısında bulunan
                    gütleri olarak düzenlediğimiz edebiyat günle-           Hacı Yunuszadeler’in Konağı’na elindeki Vir-
                    rinde, iki yıl kadar önceydi, en son o zaman            ginia Woolf’un Deniz Feneri kitabını Saint-Jo-
                    gördüm kendisini. Aziz Nesin deyince, Adana             seph’te okuyan arkadaşına vermek üzere ge-
                    Erkek Lisesindeki felsefeci hocamı hatırladım:          len  Nihat  Ziyalan,  konağın  merdivenlerinde
                    Bize kızdığında Aziz Nesin’in Zübüğüyle, Or-            Füruzan’ı görünce, “Adana’da bir güzellik var”
                    han Kemal’in Murtazasıyla seslenirdi: “Oğlum,           demekten kendini alamamış. Füruzan, İtalyan
                    sen Orhan Kemal’in Murtaza’sısın!” derdi.               ailesi dediği “bizimkiler”i tanıdı, annemin içli
                    Ve Füruzan: Füruzan’ın da bir Adanası vardı,            köftesinden yedi, elbette “güzellik”in bir Ada-
                    her ne kadar metinlerde söz etmese de. Fü-              na romanına taşındığını biliyordu ve biraz da
                    ruzan  Diye  Bir  Öykü  kitabında  da  Adana’yı         bundan  olsa  gerek,  saklı  bahçesi  Adana’sını
                    anmaz, Adana’dan söz etmez Füruzan. Füru-               bana anlatmaktan mutluluk duydu. Son tele-
                    zan, Adana’nın köklü ailelerinden Hacı Yunus-           fon  konuşmalarımızdan  birinde,  “Benim  için
                    zadeler’in  oğluyla  evlenmiştir.  Seyhan  Nehri        Adana,  ‘Su  Ustası  Miraç’  öyküsüdür.  Bunun
                    kıyısında  konakları  vardır.  Hacı  Yunuszade-         için bile Adana’da olmaya değerdi” dedi.
                    ler’in oğulları: Selahattin, Nurettin, Kemallet-        Adana  sadece  Adana  mıdır?  Evet,  bir  Adana
                    tin,  Burhanettin,  Seyfettin  ve  Ergül  adlarını      var. Adana aynı zamanda Çukurova’dır ve Ak-
                    taşıyorlar. Füruzan bu oğullardan Nurettin’le           deniz’dir. Adana, Akdenizliliğin pek çok özelli-
                    evlidir. Hikâye uzun, İstanbul’a uzanıyor. Ada-         ğini taşır, bana göre. Adana, Çukurova ve Ak-
                    na’daki konakta aşçı kadın yemekler yapıyor.            deniz  iklimindeki  ve  havzasındaki  köklerimle,
                    Ortakçılar  geliyor,  tarlaları,  bağları  konuşu-      kültürümle büyük bir hemşeri topluluğunun tek
                    yorlar. Nurettin’in babası belediye başkanıdır.         tek her biri, hepsi ve bir parçası olduğum, beni
                    Seyhan Nehri konağın önünden akıyor. Kum-               var eden, kimliğimi şekillendiren Adana şehrine
                    cular kum çekip “Allöş” diye birbirlerine sesle-        ve insanlarına şükranlarımı sunuyorum.
                    niyorlar. Turan Selçuk’un babası Adana Erkek
                    Lisesi’nde  askerlik  dersine  giriyor.  Abidin-A-                                            antsanat





 68  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  69
   64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74