Page 71 - ANT SANAT 13
P. 71

rışın peşinde koşan ve tarih boyunca istediği o         kadının penceresinden, onun deneyim ve al-
                    kucaklaşmaya bir türlü ulaşamayan derin ta-             gılarına yaslanarak anlatır. Hedef kitlesi insan
                    rih, hüzün, kan ve acı zaman zaman kaybolsa             soyudur, fakat onu daha çok erkekler okuma-
                    da her defasında daha şiddetli olarak geri dö-          lıdır:  Kadını  tanısın,  anlasın  ve  onu  öğrenip
                    ner oralara.                                            bilsin ki insandır. Roman ve öykülerin öznesi
                    Musa Dağı, Akdeniz’in bizim kıyılarımızın do-           “ben” değil “biz”dir. Eserlerini okudukça duy-
                    ğudaki  sınır  taşıdır.  Dağın  tepesinden  batıya      gu-düşünce  dünyamız  zenginleşir.  Anlattığı
                    doğru  bakınca  kuzeyde  Amanos  Dağlarının             yerleri gidip görme isteği uyanır içimizde.
                    Çukurova’ya düşen mavi gölgesi Akdeniz’i ge-            Onur Konuğumuz Sayın Ayla Kutlu için ken-
                    nişletir,  sanki  deniz  Toroslarla  kucaklaşmıştır.    dilerini yakın zamanlarda tanımış bir okuru ve
                    Bu kucaklaşmada o heybetli dağ doğudan ba-              mülkiyeli kardeşi olarak bu bir değerlendirme-
                    tıya doğru maviden mora, sarıdan yeşile, griye,         yi sizlere sunma imkanı verdikleri için Murat-
                    bakır kırmızısına dalar çıkar, dalgalardan yansı-       paşa Belediye Başkanımız Sayın Ümit Uysal ve
                    yan ışığın şavkıyla gün olur buralara kadar gelir       Antalya 9. Edebiyat Günleri Genel Yönetmeni
                    Antalya  9.  Edebiyat  Günleri’nin  yarattığı  bu       Sayın Ferruh Tunç’a teşekkür ederim.
                    buluşma, gelecek yıllar için yeni başlıklar müj-
                    deler: Mezopotamyalı tanrı ve tanrıçaların ya-          **
                    kınımızdaki  Olimpos  Dağı’nda  yaşayan  tanrı          “Ardımda doksan uzun yıl var.
                    ve tanrıçalarla bir araya gelmesi belki de gele-        Bulut yapraklı sedir ağaçları, dağ koyakları,
                    cekteki edebiyat günlerine “Akdeniz ve Barış”           pınarlar
                    konusunda yeni ufuklar açar…                            Serin rüzgarlar, bal kapları,
                    Eserlerini  Doğu  ve  Batı  mitolojisinin  doğup        Sütümle beslenen yüzlerce insan,
                    yaşadığı  tarih  ve  coğrafyanın  büyülü  diliyle       Sunuşlar, adaklar, armağanlar var.
                    kaleme alan sayın Ayla Kutlu’nun bu etkinliğin          Aşk kırgınlıkları, sonsuz zevkler, su şırıltıları,
                    onur yazarı olarak seçilmiş olması bu açıdan            kutlu yemekler,
                    da özel bir değer taşımaktadır. Onun kült ro-           Ölüm müziği var kulaklarımda.
                    manı  diyebileceğimiz  “Asi…Asi”de,  yukarıda           …………..
                    sözünü  ettiğim  Musa  Dağı  ve  Akdeniz  için,         …. koş kurtar URUK’u barbar saldırısından
                    (s.13)“Doğruya doğru: Savaşın hiç yakışmadığı           Son kez yalvarıyorum, kentini kurtar.
                    yerler buralar. Dağı, denizi, toprağı bir cenneti       …..
                    vaadediyor. Dünya cenneti.” nitelemesiyle ba-           hak etmemiş barbarlar kazanmasın İNANNA.
                    rışı dünyada en çok hak eden yerin Akdeniz              …..
                    olduğunu vurgulaması tema ve ödül uyumuna               Kadınları Kurtar!..”
                    özel bir anlam yüklemiş olmaktadır. Sadece bu
                    mu, elbette hayır. Akdeniz, barış ve Ayla Kutlu         KADIN  DESTANI’nı  (1994)  bu  “çığlıkla”  son-
                    Edebiyatı üzerine yazıp söylenecek şeyler ki-           landırıyor Ayla Kutlu. O çığlık, barbarların uy-
                    tapları doldurur.                                       garlık  kuramayacağını  fakat  yıkabileceklerini
                    Eserlerinde tarih bilinci, göç, kültürel ve doğal       bir kez daha kazıyor zihnimize. Gılgamış Des-
                    miras, çevre duyarlılığı, mekan, zaman uyumu,           tanı’ndan el alarak ve ona karşıcıl bir söylem
                    kadına karşı şiddet, cinsiyetçi dayatmalara di-         geliştirilerek yazılmış olan Kadın Destanı, bir
                    renç,  kadın  özgürleşmesi,  slogan  dışı  politik      haritayla başlıyor. Haritayı okurken o coğraf-
                    meseleler, savaş ve barış temalarını genellikle         yada beş bin yıldan beri değişen bir şey olma-





 70  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  71
   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76