Page 72 - ANT SANAT 13
P. 72
dığını düşünüyor insan. Bu-
gün de aynı sahne, savaşlar,
kan, ölüm…Televizyonlar,
acıyı “canlı olarak” yayınlı-
yor ve biz, sessizce izliyoruz
olup biteni. Son otuz yılda,
haritada gösterilen bölgede
önce “yeni dünya düzeni”
sonra “Arap Baharı” adıyla
başlayan yangında Akdeniz
ve çevresi yeniden kan gölü;
yaşanan acı, yıkım, göç; kı-
yımlar, beş bin yıl öncesini
aratır nitelikte. Öldürmeler
kitlesel boyutlarda. Yaşanan
acıları duymak için göze ku-
lağa ihtiyaç yok, insanın yü-
reğinin olması yeterli… Ama
maalesef, yeterince duyan
yok; insanoğlunun gürültücü
tarafı sağır.
Ayla Kutlu Edebiyatı için
söylenecekler kanaatimizce
Kadın Destanı ile başlama-
lıdır. Gılgamış’ın erkek ege-
men havada ölümsüzlüğü
aramasına karşı, Ayla Kutlu,
Uruk kentinin başrahibesi-
yosma Liyotani- sonra (be-
yaz kuğu) Nippukir’i konuş-
turduğu eserinde “kadının”
yaşadığı acı ve ıstırabı, gör-
düğü zulmü ölmeden önce yazıp bitirmeyi ve dın Destanı yayımlanmadan önce yazıldığı an-
insanlarla paylaşmayı amaçlar. Kadın Desta- laşılmaktadır.
nı’ndaki Kenti ve kadınları kurtar çığlığı, bütün “Ayla Kutlu Edebiyatı” için Gılgamış ve Kadın
zamanlara meydan okuyuş olmalıdır. Destanını referans almamın nedeni Kutlu’nun
O acıların anlatıldığı öykülerin bir bölümünü dili ile binlerce yıl önce olan bitenler arasında
Kadın Destanı’ndan hemen sonra yayımlana bir bağ kurma imkanımızın bulunmasıdır (1). O
“Mekruh Kadınlar Mezarlığı” ve “Zehir Zıkkım bağ, anaerkil toplumdan ataerkil düzene ge-
Hikayeler” de okurları paylaşmıştır dememiz çerken “Anne dili”nin yerini “baba dili”nin al-
yanlış olmayacaktır. Kitaplardaki hikayelerin mış olmasıdır.
yazılış tarihi dikkate alındığında çoğunun Ka- Gılgamış Destanı, insanlığın anaerkil yapıdan
ataerkil düzene dönüşümün son evrelerinde
72 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 73
