Page 73 - ANT SANAT 13
P. 73
yazılmıştır. Kent devletleri, yöneten-yönetilen nın icadı, Anaerkil toplum yapısından ataerkil
ayrımını ortaya çıkarmış, beslenme, ticaret, toplum düzenine geçiş sürecinde “kamuoyu
savaş ve güvenlik konuları önemli hale gel- oluşturmada” önemli bir işlev görüyor. Acaba
miş, siyasi, dini ve hukuki metinler çoktan ya- bin yıllar sonra yazı/edebiyat, kadının öteki-
zılmıştır. Bu karmaşık olaylar karşısında Ana leştirilerek elinden alınmış olan hakkını -birey
tanrıçanın tek başına yeterli olmadığı bir er- olarak varlığını geri kazanmasında nasıl bir rol
kek tanrı ile evlenmesi gerektiği yazılı metin- oynayabilir.
ler olarak ortaya çıkmıştır. Ana tanrıça İnanna Yazarların ve edebiyatın buradaki gücü nedir
tam da bu sırada Tammuz’u ile evlendirilmiştir. sorularına yanıt bulmak için kadın yazar-er-
Diğer tarafta Gılgamış’ın İanna’nın aşk teklifi- kek yazar tartışmasının yapılmasında yarar
ni reddetmesi gibi öyküler ana tanrıçanın oto- görüyorum; tartışmalar sonuçta duygu ve dü-
ritesini sarsmıştır. İanna (tanrıça olarak) artık şünce dünyamızı zenginleştirecektir. Ancak
hafifmeşrep, sadakatsiz ve güvenilmezdir. Ka- tartışmanın cinsiyetçi bir anlayışla yapılması
dının saygınlığı bu ve benzeri öykülerle gide- değildir kastettiğim. “Kadın yazar” olmalıdır,
rek azaltılmış ve yok edilmiştir. Tarihsel süreç olmak zorundadır. Zira “yazarlık” cinsiyetçi
içinde toplum ataerkil düzene ve kent devlet bir yaklaşımın gereği ve sonucu değil, dilimizi
sistemine kavuşurken Tanrıça(lar)ın yerini güzel, doğru ve yetkin kullanma konusudur.
tanrı(lar) almıştır. Erkekler, siyasi, dini ve hu- Kadın Destanı’nda yazının önemini belirgin
kuki metinlerde “anne dilini” kaldırmış yerine şekilde vurgulayan Ayla Kutlu, Sümerler’den
“baba dilini” yerleştirmeyi başarmıştır. beri kaybolmuş “anne dilini” yeniden yarat-
Bütün bunların yanında yukarıda açıklama- mayı denemiş ve bize göre sadece Kadın Des-
ya çalıştığım “anne dili” hakkında ilave olarak tanı’nda değil bütün eserlerinde bu durumu
şunu da söylemeliyiz; anne dili, “adamı” insan başarıyla sürdürmüştür.
yapacak güce sahiptir. Şiddet, görüyoruz ki Kadın Destanı’nda Nippukir’in yazıp paylaş-
“baba dilinin” egemen olduğu yapılarda orta- mak istediği öykülerin (bize göre) bir bölümü-
ya çıkıyor, aile, toplum, devlet… “Bu konuda nün yer aldığı “Mekruh Kadınlar Mezarlığı”
elimizdeki en önemli kaynak Urukagina (Uru- ve Zehir Zıkkım Hikayeler”i okuduktan sonra
inimgina) Reformları (yak. M.Ö. 2350) olarak sayısız soru-cevap ve ikilemler içinde buldum
bilinen, aynı zamanda yazılı ilk yasa olarak ka- kendimi; Ayla Kutlu, dövüp sövdüğümüz, kolu-
bul edilen metindir Lagaş valisiyken kent yöne- nu bacağını kırdığımız, öldürdüğümüz kadının
timini ele geçirip krallığını ilan eden Urukagina yaşadıklarını öylesine anlatıyordu ki, onu oku-
yasasına göre, bir kadın, erkeğine saygısızlık yan, duyan, “insan olan bunu yapmaz, yapa-
içeren ifadelerle konuşursa, ağzına pişmiş tuğ- maz!” derdi.
layla vurulacak, sonra da herkesin görmesi için Kadın yazarlarını okumayan bireylerden olu-
bu tuğla kent kapısına asılacaktır.)* (Anaerkil şan toplumun kendi iç barışını sağlaması ve
Yapıdan Ataerkil Topluma Dönüşümde Yazını sürdürmesinin zorluğunu hep birlikte gördük,
Rolü, Övün Selim Martin, https://dergipark. görüyoruz. Okumayan bireyin annesini, kız
org.tr/tr/pub/belgu/issue/75908/1144341 eri- kardeşini, sevgilisini ve nihayet karısını tanı-
şim tarihi 5 Kasım 2024) ması, onları sevmesi ve saygı duyması olası
mı? Sevgiyi tatmamış ve dolayısıyla saygıyı
** öğrenmemiş bir insanın kendisiyle ve toplumla
Arkeolojik verilerden anlaşıldığı üzere yazı- barışık yaşaması, toplumsal barışı kurması ve
72 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 73
