Page 74 - ANT SANAT 13
P. 74

yaşatması beklenebilir mi?                              onun derdi “insanoğlu” değil, “insan soyu”dur.
              Her çocuğun ve gencin anne diliyle yazılmış             Öykü ve romanlarında kurduğu cümleler ter-
              kitaplara ulaşmasını sağlamanın yollarını bul-          cüman gerektirmez. Yazı dili, her okurun anla-
              malıydık…                                               yacağı biçimde büyüleyici zaman ve mekanla
              Yaşanan bu cehennemden kaçıp kurtulmanın                uyumludur. İmgelem dünyamızı zenginleştirir,
              yollarından birinin ilk, orta ve lise çağlarındaki      görüş açımız genişletir, insan ve insanlar ara-
              çocukların  kadın  yazarlarımızla  tanışmasın-          sındaki ilişkilere yeni bakış açısı ve yorumlar
              dan  -okumasından  geçtiğini  düşündüm.  Ka-            getirme yetisi kazandırır.
              dın yazarlar “Anne Dili2yle” yazıyordu. “Anne           Ayla  Kutlu’nun  eserlerini  okurken  yüreğim,
              Dili” sevgiydi.                                         kuşlarda vurulma korkusu gibi pır pır…Kristal
                                                                      bir vazo yere düşecek paramparça olacakmış
              **                                                      gibi…sanki bir el onu havada kapıp parçalan-
              Ayla Kutlu’nun yazı dilinde hangi tatlar vardır?        maktan  kurtaracakmış  gibi  duygularla  dolar.
              Ayla  Kutlu,  sadece  edebiyatçı/yazar  değildir.       Bazen nefes nefese bazen nefesimizi tutarak
              Eserleri incelendiğinde görülecektir ki, O, titiz       okuruz Ayla Kutlu’yu.
              bir tarihçidir; acı, acı olduğu kadar şefkatli bir
              tarihçi: antropolog, sosyolog, çevre ve kentbi-         Bu tatları nerelerden nasıl toplamıştır sorula-
              limci, çevreci bir aktivist, halk bilimci ve dilbi-     rı için yanıt sayılabilecekleri yıllar önce söy-
              limcidir. Eserlerinde, insan ve doğaya ait olan         lemiştir kendileri (Ayla Kutlu Edebiyatı- Ayla
              her şey vardır.                                         Kutlu,  “Fuji  Dağı’ndaki  Bir  Damla  Yağmur
              Erkek egemen kültürün söylem, konu ve bakış             Suyu, s.25).
              açısını aşarak, kadın düşünce dünyasının öz-            “Edebiyatın beslenme kaynağı, yaşam ve ya-
              gürce (yarattığı karakterleri serbest bırakarak         şayan insandır. Kusurları, yetenekleri ve kısa
              ulaştığı şiirsel-masalsı anlatıyla) edebiyat ala-       sayılacak ömrüyle insan.”
              nında yer bulmasını başarmıştır.                        “Nostalji bana yetmiyordu; çünkü içinde anıla-
              Kahramanları insandır. Sıradan, seven, acıyan,          rın tozlanmasıyla oluşan bir romantiklik taşı-
              üzülen,  mutlu  olan  insan.  Anti  kahramanları        yordu. Güncel fazla politik ve fazla karmaşıktı.
              yalan söyleyenler, çıkarcılar, sözünde durma-           Benim dünyam için daha geniş bir bakış açı-
              yanlar,  ikiyüzlüler,  dönekler,  kendinde  olma-       sı  gereksiniyordum.  Geçmişin  gerçeklerinin
              yan güçleri ve özellikleri var sananlardır.             özünü,  kaynağında  kalmış  polenlerin  tadını,
              Öykü  ve  romanlarını  okurken  hangi  din,  dil,       tohumların taşıdığı umudu daha önce algılan-
              kültürel atmosfer, etnik kökenden olursak ola-          mamış  yahut  anlatılmamış  yaşanmışlıkları…
              lım anlatılanlar ve kahramanları dost ve tanı-          akışkan  ve  canlı  öykülere  çevirerek  yaşarlık
              dıktırlar. Elimizden tutar, gönlümüze girer, dün-       kazanmasını sağlamak ana ilkem olmalıydı.”
              yada yalnız olmadığımızı fısıldar yüreklerimize.        “Yaygın bir hoşgörü ortamında büyümüştüm.
              Birlikte yaşamanın zorluklarını ve güzellikleri-        Din, ırk, dil farklarının anlamı yoktu…. Demek
              ni anlatırken seçtiği mekan ve zaman gerçek-            ki çevre ve toplumsal yaşamın çeşitliliği katı
              çidir. Doğanın rengi ve kokusu insanın hüznü,           ırksal  duruşlara  izin  vermiyordu.  Bu  durum
              acısı ve çığlığı okuru zorlar, algı ve bakış açı-       yetiştiğim topraklarda toplumu barışık durma-
              mızı değiştirerek genişletir. Seçtiği sözcükler,        ya hazır hale getiriyordu…. Barış, çocuklar için
              kurduğu  cümleler  kendine  hapsolanlara  iğne          dünyada hüküm sürmek durumunda olan bir
              batırır, oralardan kurtulmalarını sağlar.  Çünkü        insanlık haliydi.”





        74    Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                                                                                                                                                  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  75
   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79