Page 77 - ANT SANAT 13
P. 77

ben de duvara yapıştırıyorum. Ve diyorum ki,            anlatmasını istedim. Anlattıkları çok karmaşık-
                    ‘Ey Hükümetim, ben sana ancak böyle yardım              tı, ne yapacağımı bilemedim. Memurlarımdan
                    ediyorum.’” Nasıl etkilendim, anlatamam. Yani           biriyle konuştum, yapacak bir şey yoktu. Ben
                    dünyada  iyilik  yapmanın,  insanlara  yardımcı         de daha iki yıllık memurdum ve çok acemiy-
                    olmanın  birtakım  çok  ince  duygulara  dayan-         dim. Haklarının daha önce yendiğini ona na-
                    dığını kabul etmek lazım. O yaşadığım durum             sıl söyleyeceğimi bilemez bir durumdaydım.
                    bana çok büyük bir ders olmuştur. Bu hikâyeyi           “Efendim, elimizden geleni yapıyoruz; hatta
                    ilk defa anlatmamın sebebi, artık 86 yaşında            Emekli Sandığı’yla da temasımız var. Gere-
                    olmam ve çok zamanımın kalmadığı bilmem-                kirse orayla da konuşacağım.” dedim. Adam-
                    den kaynaklanıyor. Bunu acı vermek için söy-            sa, “Sizin ne demek istediğinizi yüzünüzden
                    lemiyorum. O amcadan bu kentin güzel insan-             anlıyorum;  ama  emekli  bir  kaymakama  43
                    larına bahsetmek düşüncesi hoşuma gitti.                kuruş maaş bağlanmaz. Bu parayla geçine-
                                                                            miyorum.” dedi ve gözünden bir damla yaş
                    Sizi  yazmaya  iten  neydi,  bizimle  paylaşır          aktı. O gözyaşını görmemek için başımı öne
                    mısınız?                                                eğdim  ve  dizlerindeki  iki  tane  gizli  yamaya
                    İsterse övünmek gibi olsun, ama ben çok iyi             tanık oldum. “Tanrım” dedim, “Bana güç ver!
                    bir bürokrattım. Felsefem şuydu: “Ben haya-             Yalnızca İçişleri Bakanlığı Atama Şube Mü-
                    tımı buradan kazanıyorsam, saygın bir görev             dürlüğü’nde  değil,  hayatım  boyunca  insan-
                    yapıyorsam bunun karşılığında bu çabamdan               lara yardım edebileceğim bir güç istiyorum
                    dolayı rahatlayacak, sorunu çözümlenecek in-            senden.” Ve Allah dualarımı kabul etti. Erkek
                    sanlar  da  olacaktır.  Onlara  en  büyük  saygıyı      evlat istiyordum; doğurdum; çok da nitelikli
                    ve  kolaylığı  göstermem  gerekir.”  İdarecilikte-      bir  çocuk  oldu.  Yazmak,  insanlara  okuma-
                    ki iddiam ve çabam bu yolda olmuştur. Bu da             nın  zevkini,  ülkesinin  insanlarının  karak-
                    yine  memuriyetimin  ilk  yıllarında  yaşadığım         terlerini,  yaşam  koşullarını,  serüvenlerini,
                    bir olaydan kaynaklı olarak gelişti. Bu hikâyeyi        Türkçeyi yapabileceğimin en iyisi biçiminde
                    de ilk kez anlatıyorum.                                 konuşmayı,  yazmayı  ve  bu  resmî  görevle-
                    Evlendim,  hamileyim…  O  yüzden  beni  nor-            rim bittikten sonra da o insanları sanatla bir
                    malde görev yaptığım atama şubesi müdürlü-              santim bile olsa yukarıya götürmeyi başara-
                    ğünden daha kolay bir bölüme aldılar. Yönetici          bilmeyi çok istediğimi, başka hiçbir dileğimin
                    olarak çok sevilen biriydim. Emeklilik işlerinin        olmadığını Tanrı’ya mı kendime mi söyledim
                    kâğıda  geçirildiği  şube  olan  tahsis  müdürlü-       bilmiyorum. Ama bunu çok kesin biçimde bir
                    ğüne  geçiş  yapmıştım.  Doldurulmuş  kâğıtla-          fikir haline getirdiğimi biliyorum. Övünmek
                    rın altına imza atılan bir işti sadece. Bir gün         gibi olsun veya olmasın, çok çalışkan bir in-
                    odamda  dışarıya  çıkmıştım;  geri  geldiğimde          sanım. Evimin temizliğini de yaparım, kom-
                    memurlarımdan  biri,  “Efendim,  çok  yaşlı  bir        şularıma  yardımcı  olmaya  da  çalışırım,  ke-
                    beyefendi  geldi.  Hizmetlerinin  eksik  çıkarıl-       dilerime kendimden bile iyi bakarım… Bütün
                    dığını ve bu yüzden maaşının düşük bağlana-             bunların içinde günün birinde bu hayatın artık
                    cağını,  geçinemeyeceği  için  çok  zor  durum-         bana  yetmediğini,  başka  şeyler  de  yapmam
                    da kalacağını söyledi. Kendisini bir türlü ikna         gerektiğini ve bu başka şeylerle insanların iç-
                    edemedik.” dedi. Gençliğinde sarışın ya da kızıl        sel dünyasına seslenmeyi bir görev addedebi-
                    saçlı olduğunu düşündüğüm, büyük olasılıkla             lir miyim, bu işi yürütebilir miyim diye yoğun
                    Rumeli’den bir kaymakamdı. Sorununu tekrar              bir biçimde düşünmeye başladım.





 76  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  77
   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82