Page 79 - ANT SANAT 13
P. 79
karılması gereken bir bilim olduğunu söylemek Hala uğraşırım; yazarlık konusunda gençlere
zorunda hissettim. İnsan eğer bir işi severek yardımcı olmaya çalışırım; çünkü en iyi bil-
yapıyorsa, işine saygı duyuyorsa ve bu yaptığı diğim şey yazarlık. Sonra zaman zaman beni
işin insanlara bir faydası olduğuna inanıyorsa ödüllendirirler. Hele bu sene, Antalya gibi
kuşkusuz daha başarılı olur. Bütün bunları in- daha önce hiç görmediğim bir kente gelip, çok
sanlığa bir katkısı olmasını isteyerek yaptım. büyük bir onurla beni şenlendirirler. Sizinle de
Belki aile içinde annemin büyük sorumluluklar karşı karşıya bırakırlar. Bütün bunlar için çok
yüklediği bir insan olduğum içindir. Yani 11 ya- teşekkür ederim.
şındaki bir kız çocuğuna en küçük, en yaramaz
ve sonradan ülkenin mevcut hukukuna aykırı Bizler size çok teşekkür ediyoruz. Dilerse-
tavırlar içinde bir delikanlı olan, o sırada 1,5 niz şimdi sizleri biraz dinlendirip, Yılın Öykü
yaşındaki kardeşi emanet edilirse sonuç böy- Kitabı Ödülü’ne değer bulunan Ayşen Işık’a
le olur. Bu öyle bir sorumluluktu ki, ortaokul dönelim. Önce sizi tanıyalım ve sonra da bu
öğrencisi kızların bir araya geldiği cumartesi ödülün sizin için anlamını dinleyelim.
ve pazar tatillerini yaşamasına izin vermeden, 1968 İstanbul doğumluyum, ama çocukluğum
çocuğu o kızın eline tutuşturup, “Arkadaşlarına Bursa’da geçti. Üniversiteyi Ege Üniversite-
gideceksen kardeşini de götüreceksin.” Tavrını si’nde okudum, tekstil mühendisiyim. 1989’da
da içeriyordu. Böylelikle o yaşta annelik yap- okuldan mezun olduktan sonra, 2008 yılına
mayı öğrendim; müthiş bir sorumluluk duygusu kadar hiç ara vermeden konfeksiyon sektö-
kazandım. O çocuğu dünyalar kadar sevmek de ründe, fabrikalarda çalıştım. Edebiyatla ilişkim
cabası! Çünkü bir şeye çok emek verirseniz, çok çocuklukta başladı. Evet, yazıyordum; ama ile-
sevmeyi de öğrenirsiniz. Sonrasıysa biraz trajik! ride bir yazar olurum düşüncesinde değildim.
Çünkü arkadaşlarım artık “Ayla gelmesin, ço- Yoğun iş hayatında bile okumayı asla bırakma-
cuğuyla geliyor ve onun hizmetçiliğini yapıyor.” dım. Kitap okumadan geçirdiğim bir günü ya-
demişler. Böylelikle eve kapanmak zorunda kal- şanmamış sayıyordum. Benim için dinlenmek,
dım ve küçük hikâyecikler yazmaya başladım. beş-altı sayfa kitap okumak anlamına geliyor-
Bu bana her zaman kompozisyonda başarılı du. Yazmaya ise hayatımın dönüm noktaların-
olma imkânı verdi. Böyle giderken evdeki kitap- dan birinde başladım, iyi ki de öyle yapmışım.
lar tüketildi, kütüphanelere dadanıldı. Bir ara yazmayı, “Hayatı, hayat yapma çabası”
Derken bürokratlığımın 15. yılında bunların olarak görüyordum. Ayakta kalmalıydım; yani
bana yetmediğini, artık yazmak, insanlarla bir şekilde bilgisayarın başına iyi geçmiş ve
duygu ve fikirleri paylaşmak ihtiyacında ol- yazmaya başlamışım diyorum. Yazmaya başla-
duğumu fark ettim. Biraz evvel zaten yardım dıktan sonra o yalnızlığı kendi başına üretme-
aldığımı söylemiştim. Sonrasında artık bana nin beni çok mutlu ettiğini ve özgürleştirdiğini
yazar diyecekler diye kendimi göklerde uçar- fark ettim. Verdiği haz çok büyüktü. Günlük
ken bulduğumu söyleyebilirim. Ama arkasın- hayatta başkalarının çok fazla etkisi altındayız;
dan eleştiriler gelmeye başladı. Her eleştiride oysa yazarken sadece kendinizle baş başası-
yatağa girip, kafama da bir tülbent bağlayıp nız. Ödül gerekçesindeki “Gösterişten uzak,
matemler tutmayı öğrenmiştim. İşte bugüne alçakgönüllü bir dil tutturmak” diye başlayan
geldim, 86 yaşında 20’yi aşkın roman, 20’den cümle beni çok etkiledi.
fazla çocuk kitabı ile sanırım Türk Edebiyatına Öykü çok zor bir tür. Bunu yazmaya başladık-
bir şeyler vermiş bir insanım. tan sonra anlıyorsunuz. Her birkaç sayfada bir
78 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 79
