Page 80 - ANT SANAT 13
P. 80

başka bir dünyaya giriyorsunuz, başka birinin           mış olmakla epey eleştiri aldım; ama doğrusu
              hikâyesini  anlatıyorsunuz.  O  anda  gerçekten         bu pek umurumda değil. 1957 yılı Ankara do-
              kendimiz değil de yazdığımız o kişilerin dün-           ğumluyum. Selanik göçmeni bir ailenin çocu-
              yalarını öncelemeniz gerekiyor. Bunun için de           ğuyum. Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Öğ-
              her  seferinde  -gerçekten  abartmıyorum-  dili         retmenli  Bölümü’nde  okudum.  78’li  yıllarda
              yeniden  öğreniyormuşçasına  zorlanıyorum;              okurken  tam  da  siyasal  öğrenci  olaylarının
              çünkü yazdığınız karakterin ne düşündüğü, ne            içindeydim.  Bundan  gurur  duyuyorum,  iyi  ki
              söylediği  aslolan.  Kendinizi  aradan  çıkarmak        de yer almışım. Kuşak olarak çok acılar çektik,
              zorundasınız;  ama  bazen  bunu  yapamıyor,             kayıp bir kuşağız. Başlangıçta yazma gibi bir
              Ayşen’in  sesini  duyuyorum.  O  zaman  kalkı-          niyetim yoktu aslında. O acılı yıllardan sonra
              yorum çalışmanın başından. Bu yüzden bana               bazı nedenlerden dolayı öğretmenlik yapama-
              bu ödülü veren seçici kurula, en çok da gerek-          dım.  Dışarıdan  emekli  oldum.  Yapamadığım
              çeli kararından dolayı teşekkür ediyorum. Bir           için herhangi bir eziklik yaşamadım; daha son-
              şey daha eklemek istiyorum: Ülkemizde bizler,           ra Milli Eğitim Bakanlığı okullardan Fransızca
              her şeyden, her yaptığımız iyi ve güzel şeyden          derslerini kaldırmıştı.
              özür dilemek zorunda hissediyoruz sanki ken-            Çok okuyan bir çocuktum. Babam da öyleydi;
              dimizi. Yazdığım için özür dilemeliyim, başarılı        sanatla,  özellikle  de  sinemayla  ilgilenirdi.  En
              bir kitabı kaleme aldığım için özür dilemeliyim.        büyük şansım babamdır. Benim de bu bağlam-
              Başarı gibi sıfatlar her ne kadar beni korkutsa         da  sinemaya  aşırı  ilgim  olmuştu.  Sinema  ve
              da  ödüller  de  değersizleştirilmeye  çalışılıyor.     edebiyat  benim  için  hep  paralel  bir  biçimde
              Ödül alanların sevincine ortak olmak yerine,            yol almıştı. Yazma gerekçem, belki yaşadığım
              onların  nasıl  bir  mücadeleyle  masanın  başı-        tecrübelerdendir.  Bu  konularda  çok  yazıldı;
              na geçip nasıl zorluklarla boğuştuklarına ku-           ama kendi bakış açımdan, kendi süzgecimden
              lak  asmadan,  yargılayıcı,  küçümseyici,  torpil       geçirerek  böyle  bir  dosya  hazırlama  gereği
              olduğunu  düşünen,  öykü  sistemini  eleştiren,         duydum. Bu arada 2016 yılında Ankara Öykü
              aslında sizin yaptığınız işi ve sizi değersizleş-       Derneği’yle yolum kesişti. Tabii birçok eksiğim
              tiren bir düşünce var. Buna, “Bizim ata spo-            vardı; kendi başıma okuyordum; eleştirel oku-
              rumuz”  diyorum.  İnsanların  sevdiği  bir  şeyi        mada çok iyi olmadığımı biliyordum. İlk önce
              bulup onunla uğraşması bu ülkede kabul edi-             eleştirel okuma atölyeleriyle başladım, sonra
              lemiyor nedense. O yüzden kendimi çok şanslı            Faruk  Duman  Yazı  Atölyesi’ne  devam  ettim,
              hissediyorum. Herhangi birine yazdığım ve na-           ayrıca  Onur  Bütün’le  tanışma  olağı  buldum.
              sıl bir tepki alacağımı bilmediğim öykülerimin          Onunla Feminist Edebiyat Eleştiri Atölyesi’ne
              başkalarını ulaşmış olduğunu görmek beni çok            devam ettim. O, benim metinlere bakış açımı
              onurlandırdı.  Bu  organizasyonun  bir  parçası         çok  değiştirmiştir.  Sonra  çevremdekiler,  bir-
              oldum;  burada  çok  güzel  insanlarla  tanıştım.       denbire, “Sen çok koyursun, neden yazmıyor-
              Adını  -büyük  bir  mahcubiyetle  söylüyorum-           sun?”  demeye  başladılar.  Başlarda  internet
              yazar ve şairleri dinledim. Çok teşekkür edi-           dergilerine yazı gönderdim; yayınlandıkça ho-
              yorum; iyi ki yazmışım, umarım hep yazarım.             şuma gitti. Bu sefer de basılı dergilere yolla-
                                                                      mam gerektiğini düşündüm ve olaylar bu nok-
              Ben de size teşekkür ediyor ve aynı soruyu              taya kadar geldi. Atölye hocamla tanıştığımda
              Gülser Kut Arat’a yöneltiyorum.                         kendi  geçmişimizden  bahsettiğimde,  bunun
              Merhaba…  İlk  öykü  kitabımı  bu  yaşta  çıkar-        çok  önemli  bir  veri  olduğunu  söyledi.  O  dö-





        80    Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                                                                                                                                                  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  81
   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84   85