Page 83 - ANT SANAT 13
P. 83
zihinlerin çaldığını düşünmek oldu. Burada iki çeken anne ve babalar hep var ve maalesef var
gün gündemden uzak olmak o kadar iyi geldi olacak. Ama bunlara direnmemiz lazım. O ka-
ki… Yazarlar artık görülmeyen, duyulmayan, dar pasif bir süreçte yaşıyoruz ki, eskiden Kı-
kimsenin bilmediği şeyleri yazamıyorlar; çün- zılay’a indiğimiz zaman, her an korsan bir mi-
kü artık herkes her şeyi biliyor; dünyanın öbür tinge rastlardık. Şimdiyse kendimizi örgütlülük
tarafında olan bir olay hemen yan odamızda kalmadığı için direnişlerde gösteremiyoruz.
olmuş gibi sosyal medya aracılığıyla fark edi- Eskiden STK’lar çok aktif çalışırlardı; sendika
lebiliyor. Savaşlara, ölen çocuklara şahit olu- başkanları televizyonlarda rahatlıkla kendileri-
yoruz. İnsanlar attıkları tweet yüzünden yaka ni ifade edebilirlerdi. Artık bunlara tanık olamı-
paça gözaltına alınıp hapse atılabiliyor. “Böyle yoruz. Halk hep belirli görüşteki insanlardan,
bir ülkede yazmak insana iyi geliyor”, “Bir ka- aynı tip gazetecilerden öğreniyor her şeyi. Ka-
çış oluyor” gibi cümleleri kendi adıma kolay- palı bir dünya. Zaten 20 küsur yıldır uyuştu-
lıkla kuramıyorum. Yine de yazının, edebiyatın rulmuş bir toplum var, bu şekilde devam edi-
dönüştürücü gücüne inanmasak herhalde otu- yor ve onların bunca zamanda yarattıkları bir
rup bir şeyler yazmayız diye düşünüyorum. nesille karşı karşıyayız. Tabii bizlerin bunlarla
Ama keşke dil silah olarak kullanılmasa. İnsan- tek başına mücadele etmemiz mümkün değil.
ları düşmanlaştıran, ayrıştıran bir şekilde kul- Bizim gibi pasif durumda olanlar, ancak sana-
lanılmasa… Bunun yarattığı sonuçlar yaşamın ta ve kaleme sarılarak, üreterek değiştirebilir
her alanına sirayet ediyor maalesef. Genelde bazı şeyleri. Yine de örgütlü bir mücadelenin
kadın karakterlerin deneyimlerini yazıyorum. gerekli olduğuna inanıyorum. Bunun için her
Hemen hemen her gün bir kadının kendini sa- alanda bir şeylerin yapılması gerektiğini dü-
vunamayan hayvanların öldürüldüğü bir ülke- şünüyorum. Sanatta, işçi hareketinde, memur
de umutsuzca yazmak değil de çaresizlik ve eylemliliğinde bir örgütlenme şart. Bunun aynı
korkunun da bir şekilde yorulduğunu hissettir- zamanda çok da zor olduğunu biliyorum, ama
mek istiyorum. İnsan ne kadar güçlü olduğu- umutluyum. Herkes, her şekilde kendisini ifa-
nu, aslında yere yığıldığında anlıyor. Yeniden de edebilmeli, İster bireysel, ister toplumsal…
ayağa kalkmaya çalıştığında anlıyor. Ne kadar Şu aşamada toplumsal mücadelede hepimize
cesur olduğunu bir problem karşısında sınan- düşen görevler var. Bunlardan biri de bizle-
dığında anlıyor. O yüzden çaresiz insanları rin yeni gelen kuşağa yaşadıklarımızdan yola
değil de çare bulmaya çalışan insanları, kendi çıkarak gerçekleri anlatmamız gerektiği. Ger-
gücünün farkına varmaya, yeniden başlamaya çekten o dönemleri bilmeyen bir gençlik var;
çalışan, yeni ve başka bir hayatın imkânlarını hatta bir araya geldiklerinde küçümseyici ta-
zorlayan karakterleri yazmaya devam etmek vırlarla, “Aa, siz bunları da mı yaptınız? Ne ka-
istiyorum. Umarım dünyada ve ülkemizde gü- dar aptalmışsınız!” dedikleri bile oluyor. Bizim
zel günler görürüz. hareketimizde herkes inançlıydı; çünkü umut
Arat: Hem dünya hem de ülkemiz acılı bir dö- vardı. Şimdi umut azaldı; ama yine de üzeri-
nemden geçiyor. Akıl ve ruh sağlığımızı yitir- mize düşen görevleri yaparsan başarırız diye
memek için tek sığınağımızın sanat olduğunu düşünüyor, umutlanıyorum.
düşünüyorum. Onunla iyileşmeye, sarmalan-
maya çalışıyoruz; ama biliyorum ki sadece
bizim dönemde yaşanmadı bunlar. Şu an, her
zaman engellenen, içeri atılan, sürekli acılar antsanat
82 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 83
