Page 84 - ANT SANAT 13
P. 84
Başkalarının Hayatı
Gülser Kut
ARAT
Dışarıda şiddetli bir fırtına ortalığı kasıp ka- mişti. Yüzünde, sağ yanağına doğru uzayan
vuruyordu. Rüzgârın savurduğu kar camı dö- morlukla, gece hiçbir şey yaşamamış gibi,
vüyordu. Evin içi sıcacık ve sakindi. Perdeleri bahçede oturan komşu kadınlara dönüp, “Ne
yana sıyırmış, salonun camından etrafı seyre- haber hatunlar” demişti. Gülperi kadınların
diyor, rüzgârın uğultusunu dinliyordum. Ara- yüzüne bakmadan konuşmuştu. O siyahlıkla
dığını bulamamış, yersiz yurtsuz ruhların ıstı- görünmek istememişti. Elinde tüttürdüğü Yeni
rap mücadelesini anımsatan kar, insana kasvet Harman sigarasıyla evine yönelmiş, kadınların
duygusu veriyordu. Ayağımda içi muflonlu, po- cevaplarını beklemeden gözden kaybolmuştu.
fuduk terliklerim, üzerimde mini ayıcık desenli Elimde yudumladığım bitki çayını sehpaya bı-
polar pijamamla kendimi biraz daha güvende rakıyorum. Yazar Georg Dryman ve oyuncu
hissettim. Mutfaktan tarçınlı, karanfilli bitki sevgilisi Christa şerefine verilen partide Ba-
çayımı alıp salona döndüğümde, televizyonda kan da var. Bak sen şu Bakan’a, tebrik baha-
sinema saatinin başladığını gördüm. Merakla nesiyle yazarın sevgilisi Christa’ya yaklaştı.
beklemeye koyuldum. Ekranda Almanca ”Das Kimseye fark ettirmeden kalçalarını avuçladı.
Leben der Anderen”, hemen altında Türkçe iri Yok artık! Bu ne cüret?
harflerle BAŞKALARININ HAYATI yazıyordu.
Aklımdan, ilginç bir isim, diye geçirdim. Du- Orta sınıfa mensup insanların yaşadığı bu sa-
daklarımda “Başkalarının Hayatı” sözcüğü ha- mimi mahallede herkes birbirini tanıyordu.
yat buldu. Georg Dryman inançlı bir sosyalist Bütün kapı eşiklerinde kadınlar ezilmiş sinek-
yazardı ve Doğu Almanya’da sosyalist olmak ler gibi oturuyordu. İşlerini bitiren bu kadınlar
özgür olduğun anlamına gelmiyordu. yorgun ancak dedikodu yapmaya nasıl da
hevesliydiler. Gülperi’nin arkasından, “Hiç
Baskı altında olmak, kafamın içine gece gibi evde oturmuyor. Yemek, iş hak getire. Fellik
çöküyor. Hatırlamak, bir tuzak olabilir. İnsan fellik geziyor. Sonra da Kadir’den dayağı yiyip
yanılabilir mi? oturuyor,” diye konuştuklarına kaç kez tanık
olmuştum.
Başkalarının Hayatı… mahallenin Diyarbakırlı
Gülperi’si… Kınalı, gür saçlı, dar alınlı, ön diş- Benim Gülperi’m onların anlattığı Gülperi de-
leri altın kaplama, kaşı gözü yerinde, altmış ğildi. Çatılardan buzların sarktığı, sobaların ısı-
yaşlarındaki o minyon kadın. Tıpkı yazarın tamadığı soğuk evimizde bir keresinde hasta-
sevgilisi, oyuncu Christa Maria gibi elinden lanmıştım. Ateşim yükselmişti. İlkokuldaydım,
sigarasını hiç düşürmezdi. Tek sermayesini, kaçıncı sınıftı anımsamıyorum. Başıma sirkeli
bir zamanlar sahip olduğu güzelliğini yitir- bez koymuştu Gülperi. Ağzından hiç düşürme-
84 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 85
