Page 85 - ANT SANAT 13
P. 85

diği sigarasını tüttürmüş, dakikalarca ateşimin         Dıngış! O tatlı, umut dolu söyleyiş kulağımda
                    düşmesini beklemişti. Biraz tuhaf, küfürlü ko-          çınlıyor  şimdi.  Gülperi’nin  uğradığı  insanlık
                    nuşma  tarzı  vardı.  Olsun!  Ona  yakışıyordu.         dışı her davranıştan, yediği dayaklardan son-
                    Ben onu o haliyle seviyordum. Başımda bek-              ra  sığındığı  o  sihirli  sözcük.  Onu  daha  iyi
                    lerken  saçımı  okşayıp  durmuştu.  Annem  he-          anlayabiliyorum artık.
                    yecanlanmış, korkmuştu ateşimden. “Doktora
                    gitsek mi?” diye sormuştu. Gülperi gayet sa-            Yüzbaşı Weisler apartmanın çatı katına koydu-
                    kin, “Birazdan düşer ateşi, merak etme dıngış,”         ğu dinleme cihazından, yazar Georg Draymen
                    demişti. Konuşma aralarına sıkıştırdığı bu ke-          ve oyuncu sevgilisi Christa’yı sürekli dinliyor,
                    lime çok hoşuma giderdi. Bir keresinde anne-            rapor  ediyordu.  Batı  Almanya’ya  kaçırılan
                    me sormuştum. Boş ver anlamına geliyor, diye            yazının  Georg  tarafından  yazıldığını  çatı  ka-
                    açıklamıştı.                                            tındaki dinleme sırasında öğrenmişti. Weisler
                                                                            bu bilgiyi asla rapor etmedi.   Daktiloda yazdı-
                    Bakışlarım  filmdeki  mavi  gözlü  STASİ  ajanı         ğı son cümle ”Şimdi cinsel ilişkiye girdiler”di.
                    Yüzbaşı Weisler’a takılıyor. Ne kadar acımasız          Filmdeki bu ajan beni ürkütüyor, bana Kadir’i
                    mavi gözleriyle, bir o kadar da yakışıklı.              hatırlatıyordu. Kadir’in gözleri de en az onun
                                                                            kadar korkunçtu.
                    Bizim  mahalledeki  askerimiz  Çavuş  Kadir’di.
                    Her akşam mesai bitimi askeri bir cip onu eve           Semiha, Gülperi’nin durumunu bilmesine kar-
                    bırakırdı.  Kadir  şiddet  fabrikatörüydü  bana         şın  Kadir’i  kurtuluşu  olarak  görmeye  devam
                    göre.  Gülperi’yi  ne  çok  dövüyordu  öyle.  Alt       ediyordu.  Bazı  geceler  rüyalarında,  babasın-
                    kattan gelen dayak seslerine dayanmak zordu.            dan  ve  ilişki  kurduğu  erkeklerden  yediği  da-
                    Akşamları  Kadir  işten  gelince  Semiha  peşin-        yakları adeta bedeninde tekrar hissediyordu .
                    den eve damlardı. Mahalledeki kadınlar, “Kadir          Bütün bunları yaşamasına karşın hayatın için-
                    için geldi,” diye fısıldaşırdı aralarında.              de ya ayakta kalmayı öğrenecek ya da yaşamın
                                                                            çarkları arasında ezilip gidecekti.
                    Semiha  kırklı  yaşlarında  olmalıydı.  Dalgalı,
                    uzun saçlı, ela gözlü, topluca bir kadındı. Her         Christa  Maria  yolda  yürürken  Bakan’ın  ma-
                    biri farklı erkeklerden dünyaya gelen üç kızıy-         kam  aracı  yanına  yaklaşıyor  zorla  arabaya
                    la  yaşam  mücadelesi  vermekteydi.  Dikiş  di-         bindiriliyor. Araçta tecavüze uğrayan Christa
                    kerken düşünürdü, geleceğinin garantisi Kadir           eve gelince yazar Georg’un yüzüne bakmadan
                    olabilirdi. Bu küçük mahallede evli erkeklerin          doğruca banyoya giriyor. Dakikalarca bedeni-
                    metresi  olmaktan  bıkmıştı.  Devlet  güvenceli         ni sabunluyor, ovalıyor, üstünde hiçbir iz kal-
                    Kadir onun için biçilmiş kaftandı.                      masın istercesine bedenini hırpalıyor. Sonun-
                                                                            da  ağlayarak  küvete  yığılıyordu.  Ah,  Christa!
                    Semiha’nın her eve giriş çıkışında, komşu ka-           Tedirgin güvercin; her kadın kadar yorgun, her
                    dınlar arkasından, “Gülperi de az değil, ortamı         kadın kadar suiistimal edilmiş... O sırada Ya-
                    o hazırlıyor,” diyorlardı. Bir keresinde annem,         zar Georg gözetleme deliğinin ardında birileri
                    “Semiha  ve  senin  için  kötü  sözler  söylüyor        olduğunu bilmiyordu. Hiç durmadan yazarken
                    komşular,” deyince, Gülperi altın dişlerini gös-        kapının  arkasından  merakla  bakan  soğuk  bir
                    tererek gülmüş, elini sallayarak “Dıngış!” de-          göz tarafından izlendiğini ilk kez o gün sırtın-
                    mişti.                                                  dan geçen incecik sızıdan hissetmişti.





 84  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                          Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  85
   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89   90