Page 86 - ANT SANAT 13
P. 86
Bitki çayım soğumuştu. Bahçeye baktım. Ka- mıştım. “Onu yine dövdün değil mi, pis adam?
rın üzerinde kuş ayak izleri… İnsan karın be- Senden korkmuyorum!” diye haykırmıştım.
yaz, pürüzsüz dokusu hiç bozulmasın ister Yazar Georg’un evi ihbar sonucu basılmış,
halbuki. Hayvanların bıraktığı izler hariç. Kar banyoda duş alan Christa bornozuna sarılarak
bembeyaz örtüsüyle, dünyadaki bütün pislik- hızla çıkmış, evi talan eden ajanların arasından
leri örtmüş saklamış gibi duruyordu. Mutfağa sıyrılmış apartmandan dışarıya fırlamıştı. Ge-
gidip soğumuş çayımı tazeledim. org ve ajanlar bir aracın fren sesiyle irkilmiş
pencereye koşmuşlardı. Christa hızla gelmekte
Filmin devamında Bakan’ın Christa’ya karşı olan kamyonetin altına kendisini atmıştı. İhbar
tacizleri, tehditleri devam ediyordu. Bu ada- eden oydu.
mı boğabilirim; Kadir’i de… Bana göre o, çirkin
yorgun, ayyaş, ölgün, kaba, alelade bir çavuş- Bu feci sahneden sonra hızla kanepeden kalk-
tu. Pisliğin tekiydi. O gürültülerin, küfürlerin tım. Göğsüm inip kalkıyor, bütün bedenim tit-
itiş kakışların arasından Semiha’nın “Yapma riyordu. Salondan dışarıya baktım. Beyazlık ve
Kadir!” sözleri duyulurdu. sessizlik ürkütücüydü. Karlar altındaki ağaçlar
salınıp duruyor, keskin kılıç gibi parlayan ışıklı
Filmi izlemeye devam ederken kulağımda Gül- sokağa alaycı bir gece kuşu konuyor, kart bir
peri’nin o tatlı, umut dolu ‘dıngış’ı çınlıyordu. çığlık atıp kaçıyordu.
Belli aralıklarla, özellikle cumartesi günleri or-
tadan kaybolurdu. O kayboluşların sonrasında Gülperi’yi taşıyan sedye, sarsmadan yavaş
güneş yanığı yüzüyle çıkardı ortaya. hareketlerle bahçeden çıkarıldı. Komşu ka-
dın “Allah belanı versin,” dedi. Kadir sineklere
Yüzbaşı Weisler, çatı katında dinlediği bilgileri sinirlenen bir beygir gibi başını sallamış, ba-
rapora farklı geçiriyor. Yazarın intihar olayları kışlarındaki hayvanca korkuyla bakakalmıştı.
hakkında yazdıklarını Batı Almanya’ya kaçır- Gülperi, solgun yüzünde, şişmiş göz kapağı-
dığını biliyor. O insafsız, ketum Yüzbaşı Weis- nı zorla aralamış, kurumuş hafif kanlı dudak-
ler’in gözyaşı döktüğüne inanmak çok zor. larından, “Öyle söyleme, ne olursa olsun o
Okul dönüşü evimizin önünde bir kalabalık benim oğlum,” sözleri dökülmüştü.
görmüş, yakından gelen ambulans seslerini
işitmiştim. Bahçeye koşar adımlarla girmiş,
kötü bir söz duymak istemeyen yüreğimle,
“Ne oldu anne?” diyebilmiştim. “Gülperi tey-
zen evde düşmüş, önemli bir şeyi yok,” demişti
annem. Apartmanın girişinde o pislik herif be-
lirmişti. Kadir! Sedyenin taşınmasında sağlık
görevlilerine yardım ediyordu. Toplanan kom-
şulara sessizce bakmıştı. “ Gülperi’ye bir şey
olmayacak değil mi,” diye sormuştum. “Yok,
be kızım, merak etme, bir şeyi yok, iyi olacak.
Sadece baygın,” diye cevaplamıştı annem. Ya-
şımdan beklenmeyecek bir davranışla, birden
koşmuş Kadir’in bacaklarına vurmaya başla- antsanat
86 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 87
