Page 88 - ANT SANAT 13
P. 88
Ahmet Inam’la
Felsefe ve Şiir Üzerine…
Ahmet İnam, mantık, teknoloji felsefesi ve bilgi teorisi başta olmak üzere,
bilim felsefesi, kültürlerarası iletişimde felsefî sorunlar, felsefe tarihi, etik ve duygu felsefesi
alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Amacı, çağımızdaki insanı, bilim, sanat,
din ve kültür etkinlikleri içinde kavramaya çalışmak.
Nail
GÜÇ
1947 Sandıklı doğumludur. 1971’de ODTÜ Elekt- Babam askeri öğretmen, ama alanı fen. Bu
rik Mühendisliği Bölümünü bitirdi. 1972’de İs- yüzden galiba, evimizde sanatsal kitaplar yok-
tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe tu. Annem hiç okula gitmemiş bir insan. Yani
Bölümüne doktora öğrencisi olarak girdi. Bu evimizde kitap okunduğu yok. Annem ben il-
yıldan itibaren, doktora tezini verinceye dek, kokul üçteyken ağır psikolojik sorunlar yaşa-
aynı fakültede Latince ve Eski Yunanca ders- dı. Bu yüzden onunla doyurucu ve mutlu bir
lerini izledi. 1980 yılında, yardımcı dalı Eski süreç yaşayamadım. Annesizlik feci bir şey.
Yunan Edebiyatı, Ana dalı Sistematik Felsefe Sanırım bu beni içe kapanık ve düşünceli bir
ve Mantık olmak üzere, doktora sınavlarını insan yaptı. Aslına bakarsanız mühendislik
pekiyi derece ile verdi. Doktora tezi: “Edmund aile genetiğimizde olan bir şey. Büyük ailemiz-
Husserl’de Mantığın Yeri”. de çok sayıda mühendis vardır. Demem şu ki
edebiyat merakı aileden gelmiyor. Türkçe ve
Ahmet Hocam, ODTÜ Elektrik Mühendis- edebiyat öğretmenlerimin etkisi olmuş olabilir.
liğini 1970’li yıllarda kazanmak çok özel ve Lisedeyken bir akrabamın elinde felsefe kitabı
büyük bir başarı. Siz elbette bununla yetin- gördüm. Üniversite sınavlarında sorular çıkı-
mediniz, ülkemizin en seçkin felsefecileri yormuş, onun için okuyor. Allah Allah felsefe
arasındasınız. Herkesin yana yakıla elektrik diye de bir şey varmış dedim. Kitabı okumaya
mühendisi olmak için çırpındığı, felsefecile- başladım. Okuyorum, sözcükleri anlamlandırı-
re “yarı deli” denilen o yıllarda felsefeye yö- yorum ama cümleleri anlamlandıramıyorum.
nelişiniz nasıl oldu? Öyle gücüme gitti ki… Bu durum benim için bir
meydan okumaya dönüştü. Ben bunu nasıl an-
“Ben edebiyatçı olmadan ölmem.” layamam! Haydarpaşa lisesinde okudum ben.
Benim felsefeye, ama aslında edebiyata de- İşte Nazım’ı okumaya başladığımız yıllar. Bir
meliyim, merakım lise yıllarıma dayanır. O yıl- gün okuldan çıkarken baktım bir dergi. 60’lı
larda tuttuğum bir defterime şöyle yazmışım: yılların ortası, İnsan dergisi. Aldım dergiyi ve
‘Ben edebiyatçı olmadan ölmem.’ beni çok etkileyecek Hilmi Ziya Ülken’le ilk
88 Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi 89
