Page 92 - ANT SANAT 13
P. 92

tabii.    Platon’un  Symposium  (Şölen)  diyalo-        Üst  insan  dedikleri  aşmış  insan.  Aşan  insan,
              ğundaki karakter Diotima Sokrates’e aşkı an-            yani sana dayatılan eğitime, medya algılarına
              latır. Aşk varsa tende vardır, yani dokunmak…           kulak  asmayan  insan.  Fazıl  Hüsnü  Dağlarca
              dokunacaksın; Eros bu değil midir? Ten yoksa            abim şöyle derdi: “Ben nasıl yok olabilirim an-
              aşk da yoktur. Ama her tenle gelen ilişki aşk ol-       lamıyorum,  dünya  yok  olabilir  belki”  Müthiş
              mayabilir.  Bunların  içine  can  (ruh)  girmelidir,    bir metafizik bu. Ne yazık ki Dağlarca gençler
              sonra güzellik var. Güzellik dediğimiz sadece fi-       tarafından pek okunmuyor, yazanlar da yete-
              ziksel güzellik değil; Eski Yunan’da “kalos” de-        rince ondan beslenemiyor.
              nilen güzellik. Bu, insan olmaya çalışan, insan         Dünkü oturumda Baki Ayhan sanırım şöyle
              olma potansiyelini sonuna kadar kullanmaya              demişti: “Postmodern süreç artık bitiyor, bit-
              çabalayan insan demek. Yani yetkinlik arayışı.          mek zorundaydı çünkü insan yok olmuştu o
                                                                      alanda. Yeni bir modern inşa etmenin zama-
              Nietzsche’nin “üst insan”ı buna yakın                     nı geldi.” Ben postmodern sürecin sonuna
              mıdır?                                                             gelindiğinden  kuşkuluyum.  Henüz
              Yani,  pek  çok  çeviride  “üstün                                      tüm  olanaklarını  tükettiği  dü-
              insan”  denir  buna  ki  çok                                              şüncesinde  değilim.  Bunun
              yanlıştır.  Doğrusu  kanım-                                                  yanında böylesi anlayışla-
              ca  “öte  insan,  öbür  in-                                                   rın toplumsal, ekonomik,
              san”.  Yani  göklerde  bir                                                     teknolojik  dinamiklerin
              yerde  değil.  Ben  buna                                                        oluşturduğu  iklimden
              mutlu  insan  diyorum.                                                          doğduğuna ve yine an-
              Ne  kadar  kitap  oku-                                                          cak  bu  iklimin  değiş-
              yabiliyorsun,  dünyada                                                          mesiyle  yeni  bir  anla-
              nereleri görebiliyorsun,                                                        yış, adına yeni modern
              ne kadar bilgi sahibi ola-                                                     de diyebiliriz, ortaya çı-
              bilirsin, kaç insan tanıya-                                                   kabileceğine  inanıyorum.
              bilirsin, ne kadar âşık olabi-                                              Siz ne dersiniz bu konuda?
              lirsin…
                                                                                    Modernizmi tam yaşayamadığı-
              Tam da burada Mevlana’nın çok bi-                               mız  için  postmodernizmle  ilgili  bir
              linen sözü geldi aklıma: “Senin kabın az su             hazımsızlık var.
              alıyorsa deryanın günahı ne!”                           “Postmodernizm  olanaklarını  tüketmemiştir”
              Hah işte, ben de insanın potansiyelini sonuna           söyleminize  katılıyorum.  Baki  hocanın  söy-
              kadar kullanmasından söz ediyorum. Doldur-              lemek  istediği  sanırım  uçuk  kaçık  bir  şeyler
              madan  kabımızın  genişlemesi  nasıl  mümkün            söylemek;  akla,  hakikate  saygının  ortadan
              olabilir! Kabımızı genişletmek… öte insan ol-           kalkması; modernizm yolu tıkadı açmak lazım
              manın yolu.                                             söylemlerinin  yanlışlığını  vurgulamak  kanım-
              Aşk, can, ten dedik dördüncüsü doğurma!                 ca.  Bu  noktalarda  haklı  elbette.  Bir  de  bizim
                                                                      gibi toplumlarda şöyle bir sıkıntı var. Moder-
              Bu çoğalma eyleminin dışında bana hemen                 nizmi  tam  yaşayamadığımız  için  postmoder-
              “ölümsüzlük”ü çağrıştırdı.                              nizmle ilgili bir hazımsızlık var galiba. İşte bu
              Bravo,  tam  da  bu!  Biz  ölümsüz  ölümlüleriz.        kaypaklığın,  belirsizliğin  bir  marifetmiş  gibi





        92    Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi                                                                                                                                                                  Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sanat Dergisi  93
   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96